"Yer misin?" Avucumda okulda demlenen acı çay ile oturuyordum kapının önünde. Öğretmenler odasında onunla karşılaşırım diye gizlenmiştim sözde buraya. Elindeki poğaçayı reddedince ben, geçip yanıma oturdu. Poğaçasından parçalar kopararak yemeye başladı. Başımı çevirip baktım. Kravat takmamıştı fakat sakallarını kesmişti. "Dersin boşmuş." Yeniden çevirdim başımı. "Benim de boş! Ne tesadüf değil mi?" Çakmağının sesini duydum, ardından burnuma doldu sigarasının kokusu. "Ne öğretmenisin sen?" Güldü. "Tarih desem?" Baktım ona doğru, hızlı hızlı çekiyordu sigarasını. Oturduğumuz bankın kenarına koymuştu yarım kalan poğaçasını. "Ben af çıkınca fakülteye dönersin sanmıştım." "Ben de sen öyle yaparsın sanmıştım." "Yaptım! Fakülteye döndüm, fakat çok alttan ders bırakınca aldığım bazı dersler

