Alessia... Gözlerim dolu dolu döndüm Owen'a. Ne diyeceğimi bilemiyordum. İçerisinde bulunduğum kimlikten dolayı istediğim gibi ağlayabilirdim. Tutmadım kendimi. Owen'a sarılarak akıttım incilerimi. Şaşırmıştı. Hare ve Antonino için üzüldüğümü, yaşadıkları yükün ne kadar ağır olduğunu söyleyince sevinmişti. Evet. Duygusal ve merhametli biri olduğum için seviniyordu adam. Büyük ve ihtişamlı yata ayak bastığımızda Owen eğilerek ayakkabılarımı çıkarttı. Mürettebat bizi bekliyordu. Böylesine büyük bir yatta şahane davet verilebilirdi. Annemlerin iş için aldıklarını düşünüyordum. Yatla güzel kaçış planları yapılırdı. Ön güverteye çıktığımda üşüdüm. Daha hareket etmemiştik ama rüzgar sağlamdı. Sandalyenin üzerindeki şalı alarak omuzlarıma attı Owen. İçimdeki küçük kızı tekrar büyütüyordu. Şımar

