Karen üzerinde ki elbiseye bakarak hoşnutsuzlukla burun kıvırdı.
"Sally neden bu elbiseyi giymek zorundayım. Tarzım olduğu bile söylenemez. Tanrım şu incilere bak. "
Sally ikiz kardeşine beğeni ile baktıktan sonra kendi saçını yapmaya devam etti.
"Neredeyse yirmi beş olacağız ve bu yaş evde kalan leydilerin yaşıdır Karen! "
Karen kardeşinin ne söylemek istediğini anlamıştı fakat onun hayatına devam edebilmesi için evlenmesine ya da bir Lorda ihtiyacı yoktu ki. Tabi ki bunları söylemeyerek kendi sırasının gelmesini bekledi. Sally kendi saçlarını bitirdiği zaman kızkardeşininkileri de yapacaktı.
Üzerinde ki elbiseyi inceleyerek vaktin geçmesini bekledi. Zümrüt yeşili koyu elbise düz bir şekilde iniyordu ve gözleriyle aynı renkteydi. Üzerinde bulunan inciler elbiseye şık bir hava katarken Sally'nin saçlarının arasına yerleştireceği aynı renk incilerde görünüşünü tamamlayacaktı. Askılı elbiseden dolayı açıktan kalan kollarını sararak titremesini gizlemeye çalıştı. Nedensizce üşümüştü.
Karen kendi seçse asla böyle bir elbise giymezdi tek tesellisi Balonun maskeli olmasıydı bu yüzden kimse kendisini bu tarz bir elbise içinde görmeyecekti. Karen'a kalsa koyu renk sade bir elbise giyer ve bu güzelliğini gizlemek isterdi. Aslında kendisi de ne kadar güzel olduğunun farkında değildi. Aynaya bir kez bile doğru düzgün bakmamıştı. Her zaman kardeşinin güzelliğine hayran kalarak büyüse de onlar ikizdi.
Sally kendi saçını bitirerek kız kardeşini sandalyeye oturttu ve onun da saçlarını yapmaya başladı. Aynı kendisinin ki gibi yaptığı saçlar genç kızın tepesinden doğal bir şekilde tutturulmuş ve topuzun etrafından bir kaç saç tutamı da arkaya dağınık bir şekilde bırakılmıştı.
Leydi Annabeth son dakika iyi hissetmediğini söyleyerek gelemeyeceğini söylemişti. İki genç kız da artık gitmeye hazırdı .
~~~~~~~~~~
Vincent odasında bulunan balkondan kaleye girmekte olan davetlileri izliyordu. Aşağıda gördüğü bütün leydilerin ne konuştuklarını duyabiliyor ve onlardan bir kez daha uzaklaşıyordu. Bütün kadınların aklı fikri gösteriş, para ve elbiselerdeydi.Vincent aşağı indiği zaman ev sahibi olarak bütün ilginin ve bakışların üzerinde toplanacağını biliyordu. Bir an aşağıda bulunmak istemeyerek gitmemeyi düşündü. Daha sonra aklına gelen Gizemli yabancıyı hatırlayarak elinde ki maskeyi yüzüne geçirdi. Hiç değilse bu gecenin bir eğlencesi olacaktı.
~~~~~~~
Karen kardeşinin ardından arabadan inerek insanların peşi sıra yürümeye başladı. Çok heyecanlı ve gergin hissetmesine rağmen bunu belli etmemeye çalışarak elleriyle elbisesinin eteklerini tutuyordu. Ana kapıdan girerken elinde ki taşlı siyah maskeyi yüzüne takarak ışıkların içine doğru yürümeye başladı. Salondan gelen müziğin sesi güzel bir şekilde odanın içinde yankılanırken herkes muhabbet ediyor ve içeceklerini yudumluyordu.
Karen kardeşinin peşi sıra yürürken bazı bakışların üzerinde toplandığını biliyordu. Kardeşi saks mavisi bir elbise giymişken kendisi zümrüt yeşili bir elbise giymiş ve herkesin kendilerine istemeden de olsa bakmalarını sağlamışlardı.
Sally kardeşinin yanından ayrılırken Karen de bir köşeye geçerek dans edenleri izlemeye başladı. Herkes renk renk kıyafetin içindeydi ve kimin kim olduğu anlaşılmıyordu.
Karen bu düşüncelere dalmışken yanına gelen kişiyle başını çevirdi. Kim olduğunu bilmediği bir Lord elini uzatarak kendisini dansa davet ettiğinde Karen aslında yerinde kalmaktan memnun olsa da herkesin içinde genç adamı reddedemeyeceğini biliyordu.
Partnerine uyum sağlamaya çalışarak dansın akışına kendisini bıraktı. Yavaş bir şekilde dans ederlerken Karen başını kaldırarak dans ettiği adamın yüzüne baktı. Maskesinden dolayı bir şey göremese de koyu yeşil gözlerin içini titrettiğini farketti. Nedense farklı bir şeyler hissetmişti.
"Sanırım bu balo sizi de sıkıyor Leydim.. Duruşunuzdan bunu anladım. Hatta sizi dansa kaldırmamda ki en büyük sebep de bu. "
Karen adamın bunu nasıl anladığını bilemese de doğal olarak inkar etmesi gerekiyordu.
"Nereden çıkardınız. Gayet eğleniyorum aslında. Çok güzel düşünülmüş bir balo bana göre. "
Vincent salona girdiği zaman maskesinden dolayı kimsenin kendisini farketmediğini anladığında daha rahat davranabileceğini anlayarak gözüne kestirdiği ilk leydiyi dansa davet etmek istemişti. Aslında bunda ki diğer bir sebep de yüzünü göremediği bayanın herkesten farklı davranarak kenarda durmasıydı. Belki de bu tarz yerleri sevmeyen bir Leydiyle karşı karşıyaydı Vincent. Yanıldığını farkettiğinde ise çok geç olmuştu çünkü çoktan dansın ortasındaydılar. Yine de tanımadığı leydinin üzerine gitmeye karar verdi.
Gecenin sonunda Sally'e bir an önce evlenmek istediğini söyleyecekti fakat o zamana kadar bu şekilde takılacaktı.
"Sanırım sizin hakkınızda yanılmışım leydim. Nihayet farklı bir Leydi evime geldi sanmıştım fakat sizde herkes gibi balolara katılmayı seven birisiniz belli ki. "
Tanrım Vincent Charles Broderick ile dans ediyordu ve kim olduğunu asla çaktırmaması gerekiyordu. O gece yaşanılanların ortaya çıkması demek kardeşine ve annesine karşı çok utanmasını ve küçük düşmesini sağlardı. O yüzden olduğundan farklı davranmaya karar verdi.
"Her leydi gibi bende balolara gitmekten hoşlanırım bayım. Tabi ki güzel elbiseler giyinmek ve beni seven bir erkekle evlenmek. "
"Aynı zaman da aptalsınız da o zaman Leydim. Aşka inanıyor olmanız sizi böyle bir leydi yapıyor benim gözümde. "
"Aşkın var olduğunu biliyorum Lordum. Bulması biraz zaman alsa da elbet o gün gelecektir, benim için bile olsa. "
"Neden böyle söylediniz, çirkin bir Leydi misiniz yoksa ? "
"Yapmayın lütfen yoksa siz de dış güzelliğin daha önemli olduğunu mu düşünüyorsunuz? "
Vincent şaşırarak kıza baktı, genç kızın sözlerinde çelişkiye düştüğünü farkettiğinde bu işin daha ilginç olmaya başladığını düşündü. Ne istediğini bilmeyen birisiyle mi karşı karşıyaydı yoksa.
"Dış güzelliğin daha önemli olduğunu düşünecek en son kişiyim inanın bana leydim ne söylediğimi iyi biliyorum. "
Vincent bu sözleri söylerken vücudunda ki lekeler aklına gelmişti. Fakat bir leydinin de dış görünüşünün de güzel olmasını ayrıca önemsiyordu. Nihayetinde kendisine yakışacak bir leydi olmalıydı.
Karen de bilmeden aynı şeyleri düşünüyordu aslında. Dans ettiği kişinin Vincent olduğunu bildiğinden söylediği sözlere de inanmamıştı. Sonuçta yıllar önce kardeşi Sally'i seçmesinde ki sebebin güzelliği olduğunu biliyordu.
Müziğin bitmesi ile Karen arkasını dönüp gitmeyi düşünürken kolunun tutulması ile duraksadı.
"Bir sonra ki dans başlayacak kenara çekilmeliyiz ! "
"Biraz hava almamız gerektiğini düşünüyorum Leydim. Bir kaç dakika balkona çıkmalıyız o yüzden. "
Karen itiraz dahi edemeden balkona doğru sürüklendiğini fark ettiğinde sesini dahi çıkaramadı. Herkesin kendilerine baktığını fark ederek susmayı tercih etti. Büyük ihtimal dans edenlerin ortasında oyalandıkları ve daha sonra da hızla balkonlara doğru gitmeye başladıkları için dikkatleri çekmişlerdi.
~~~~~~~~~
Genç adam bütün gözlerin üzerinde olmasına aldırış etmeden elinden tuttuğu gece karası saçlara sahip kızı büyük salondan çıkararak akşam serinliğinin bedenlerine çarpmasına izin verdi. Gerçekten biraz hava almak istemişti ve bilmediği bir şekilde genç kızla biraz daha konuşmak istemişti. Genç kız da kendisini meraklandıran bir şeyler vardı ve Vincent bunun ne olduğunu öğrenmek istiyordu.
"Tanrım ne yapıyorsunuz nasıl beni bu şekilde zorla buraya getirirsiniz. "
"Sizi zorla getirmedim Leydim, size balkona çıkmak istediğimi söylediğimde itiraz etmeden beni takip ettiniz. "
"Yoksa bunu isteyerek mi buraya geldiğimi sanıyorsunuz. "
"Aslında evet böyle düşündüm Leydim. Benimle dışarıya gelmeyi sizin de istediğinizi düşündüm."
"Ne münasebet asla.. sizin kim olduğunuzu bile bilmiyorum, hatta ne var biliyor musunuz ? Sizin kim olduğunuzu bilsem bile buraya gelerek sizinle yalnız kalmak istemezdim. "
Vincent Bedeniyle arkasında bulunan sarmaşıklar arasına sıkıştırdığı kızın dudaklarına yaklaşarak tutkulu bir şekilde fısıldadı.
"Nedense şu an bana birini hatırlattınız Leydim. Sözleriniz ve üzerinizden yayılan bu koku, sanki sizinle daha önce tanışmış gibiyim. "
Karen arkaya çekilmeye çalışarak hafifçe öksürdü. Kim olduğunu belli edecek sözler mi söylemişti yoksa farketmeden. Vincent'in kendisine daha da yaklaşmasıyla iyice stres altına girerek hafifçe dudaklarını ıslattı.
"Yüzümde maske var Lordum beni nasıl tanıyabilirsiniz ki ? Kaldı ki sizinle gerçekten tanıştığımı düşünmüyorum. "
"Biliyor musun, bu gözler, onları bir yerden tanıdığımı biliyordum, öyle ki nerede görsem tanırım. Yemyeşil bana tutkunun en gizemli halini hatırlatıyor. Sen o'sun, gizemli yabancı. "
"Tanrım hayır" diye düşündü Karen, Vincent kim olduğunu sonunda anlamıştı. Genç kız bir şekilde bu işin içinden sıyrılması gerektiğini biliyordu.
"Gizemli yabancı da kim.Yanılıyorsunuz galiba bayım biz sizinle hiç karşılaşmadık. Ben sizi daha önce hiç görmedim. "
"Kendini benden saklamanın nedenini merak ediyorum. Neden gizleniyorsun. Öyle ki sende benim kim olduğumu biliyorsun değil mi ? "
Genç kız kendisini içerden tanıyacak birisi çıkacak korkusuyla titreyerek güçlü kolların arasından kurtulmaya çalıştı. Kardeşinin evleneceği kişi ile karanlık bir balkonda yalnızdı ve eğer yüzünde ki maske olmasa rezil olurdu.
"Gizlenmiyorum, lütfen gitmeme izin verin. Bir leydiyi böyle alıkoyamazsınız. "
Vincent siyah saçlarının arasından geçirdiği parmaklarını kızın çıplak kolunda gezdirdikten sonra gözlerinde beliren parıltıyla genç kıza baktı.
"O gece istemeden de olsa öptüğüm dudakların tadını asla unutmam. Şimdi izin verirsen Gül kurusu dudakların sahibinin sen olup olmadığını öğreneceğim leydim."
"Hayır durun ! "
Karen sarmaşıklara doğru daha da çekildiğini farketti. Vincent o geceden daha farklı bir şekilde kendisini öpüyordu ve içerden bakan brinin görmesine de olanak sağlamayacak bir şekilde genç kızı bedeni ile duvar arasında saklıyordu.
Dudakları Vincent'in hareketleriyle şekillenirken genç kız Vincent'in göğsünde duran itmeye çalıştığı ellerini açarak kendisini tutkuyla öpen adamın göğsüne narin bir şekilde yerleştirdi.
Ellerinin altında ki bedeni gömleğin üzerinden dahi hissedebildiğini farkeden Karen bu düşünceyle utanç içinde kalarak hafifçe titredi. Şu an kardeşine ihanet ediyordu ve bu günahı yaşamaktan zevk alıyordu.
Karen bu düşünceyle vicdanının rahatsız hissettiğini farkederek bütün gücüyle Vincent'i itmeye çalıştı. O gece yaşananlar tekrarlanıyordu. Tanrım bir kaç dakika daha buna devam etseler kendisini Vincent'a karşı koyamayacak bir şekilde bulacağını biliyordu.
"Lütfen, lütfen bırakın.. Gitmem gerekiyor, bu yanlış .. ! "
Vincent kolları arasından hızla çıkıp giden kızın arkasından bakarken bir şeyden emin olmuştu. Bu kız o gece yolda öpüştüğü Gizemli Yabancıydı ve Lanet olsun ki Vincent hala kızın adını bilmiyordu.
Ve bu hissettiği de neydi ! Bu tarz bir duyguyu daha önce yaşamamıştı Vincent. Gizemli yabancı aklını tamamen başından almıştı....