Poyraz'ın ağzından... Zihnim ağrıyordu. Bedenim bir enkaz yığınının altında kalmış gibiydi. Ağır ve güçsüzdü. Bedenim hareket etse o enkaz yığını yıkılacak ve tümüyle beni yok edecekti. Gözlerim öyle ağırlaşmıştı ki oynatmaya mecalim yoktu. Yavaşça araladığımda beyaz bir ışık ile beyaz bir tavan karşılamıştı bakışlarımı. Bakışlarımı tavandan çektim ve koluma bağlı olan kablolara baktım. Zihnim o kadar doluydu ki gördüklerimi anlamıyordum. Nerede olduğumu , nasıl olduğumu anlayamıyor , kavrayamıyordum. Kolumu oynatarak serumu çıkarmak istedim ama oynattığım gibi kolumun acıması bir oldu. Seslice bir çığlık attığımda kapı açıldı ve içeri annem ile babam girdi. "Anne , baba neden buradayım ? Cennet nerede? Neler oluyor?" dediğimde annem yanıma geldi ve saçlarımdan okşamaya başladı.

