10. bölüm

1481 Kelimeler
-Berk- Esra ve Ece ye ulaşamıyordum. İkisinin de telefonu kapalıydı. En son çare Cansu ya gitmekti. Başka çaresi kalmadı. Cansu benim uzun zamandır sevdiğim kadındı. En yakın arkadaşımın ablasıydı. Elimdeki telefonla onu aradım. Bir kaç çalmada açtı. “ Ne var Berk?” diyerek konuştu. Cansu, benim onu sevdiğimi öğrendiğinden bu yana hep bana karşı kaba ve soğuk oldu. Bu şekilde konuşmasını umursamadan ona Esra yı sordum. “ Esra ya ulaşamıyorum. Telefonu kapalı sen nerede olduğunu biliyor musun?” Bir süre ses vermedi. Daha sonra söylediği şeyle yerle bir oldum. “ Esra öldü Berk. Ona ulaşamazsınız artık. ” Yabancı birinin öldüğünü söyler gibi söylemişti. Sanki ölen kişi kardeşi değil de bir yabancıymış gibi. “ Sen ne diyorsun? Bu nasıl olur?” titreyen sesimle ses vermedi. “ Sana diyorum!!!” diye bağırdım. “ Bana bağırma sakın!” diye aynı sekilde o da bağırdı. Tekrardan konuştu. “ Bugün hastaneden aradılar. Esra nın öldüğüyle ilgili bir kaç bir şey saçmaladılar,” dedi. Ben şaşkınlıkla onu dinliyordum. “ A-ama bu nasıl olur? Nasıl ölebilir? Bu bu çok saçma.” dediğimde o da konuştu. “ Biliyorum, çok saçma ama bir şey olduğunu düşünüyorum. Bugün gittiğimde o kişinin Esra olmadığından emindim. Esra yı kaçırdılar Berk. Ne kadar seni sevmesem de bana yardım etmelisin.” O konuştukça ben daha çok şaşırdım. Esra’ yı kim, neden kaçırır? Benim sessizliğimden faydalanıp tekrardan konuştu. “ Bugün elime birkaç bir şey geçti. Esra nın Ankara'da olduğuna dair bilgiler aldım. Hazırlan Ankara'ya gidiyoruz.” diyerek cevap vermemi beklemeden yüzüme telefonu kapattı. Esra kaçırılmış? Lan kim benim arkadaşımı kaçırabilir? Seni bulursam bittin oğlum. Kendi kendime konuşarak eşyalarımı ayarlayıp aşağı indim. Bekle beni Esroşum biricik kankan seni kurtaracak. -Esra- Bu kadarını da beklemiyordum. Ablam benim öldüğümle ilgili yalanlar söylüyordu. Hemde ilgi çekmek için. Ben artık bu olanlara daha fazla dayanamıyordum. Sevmediğim adamın elinde esir tutuluyor, ablamın dikkat çekmek için beni ölmüş gibi göstermesi, en yakın arkadaşımın beni kaçıran adamın kardeşi çıkması, Mert in benim yüzümden dayak yemesi, ben artık dayanamıyorum. Nefes anlamıyordum, her şey üst üste gelmişti. Daha fazla ayakta durmayıp yere düştüm. İçeri giden adama baktım. Son gücümle ayağa kalkıp yakasına yapıştım. Nefret ediyordum. Her şey bu adamın yüzünden olmuştu. Tam her şey düzeldi, mutlu oldum derken mutluluğumu elimden almıştı. Bana bakışları şaşkındı. Benden bu şekilde bir hareket beklemiyor olmalıydı. Bende beklemiyordum. Ama artık her şey üst üste gelip dayanamamıştım. “ Her şey senin yüzünden.” diyerek yakasını daha çok kavradım. Şaşkınlığı geçmişti. Ellerimden tuttu. “ Bırak!” diye bağırdım. Ellerimi yakasından çektim. Sinirlerim boşalıyordu. Bu zamana kadar sakin kalmıştım. Ama artık sakin kalamazdım. Bir iki adım bana yaklaşıp “ ne oldu?” diye sordu. Kahkaha attım. “ Ne mi oldu? Hepsi senin yüzünden öldü bunların. Ablam dediğim her şeyim olan kişi bile senin yüzünden senden ilgi beklemek için beni ölü gibi gösterdi.” Benim konuşmamla kaşlarını daha çok çattı. “ Ne saçmalıyorsun sen?” sorduğu soruyla elini elime alıp telefonu verdim. “ Ne saçmalıyorum öyle mi? Al bak ne saçmalıyormuşum. ” Bir süre bakışları bende dolandı. Daha sonra eline tutuşturduğum telefonu alıp açtı. Telefonda ablamın mesajını gördüğünde kaşlarını çattı. Telefondan bakışlarını çekip bana baktı. Ben ona sinirle ve nefretle bakarken o bana sadece boş bakış atıyordu. Ben bu adamın sevgisine de inanmıyordum. Lanet olsun. Ben buradan gitmek istiyordum. Bana yaklaştıkça geriye doğru adımladım. “ Ablan ne saçmalıyor bilmiyorum. Ama bu şekilde yazacak birisi değil. Onu da biliyorum.” Bana ablamın yazdığı şeyi savunuyordu. “ Ablam senden ilgi görmek için bunu yapıyor.” dediğimde başını olumsuz anlamda salladı. “ Ablan benden ilgi görmek için seni kullanmaz. Ve senin benim yanımda olduğundan haberi bile yok.” O konuştukça daha mantıklı gelmeye başlamıştı. Ben ona bakarken o yanıma gelip elleriyle yüzümü kavradı ve tekrardan konuştu. “ Biri senin benim yanımda olduğumu öğrenmiş. Ve anlama ölü göstermiş. Bu hiç iyi olmadı.” diyerek bir şeyler düşünüyordu. Tekradan konuştu. “Hay sikeyim! Bunu yapan kişi kimse seni öldürmeyi planlıyor.” diyerek yüzümdeki elini çekip telefonu alıp birisini aradı. Biri beni öldürmek mi istiyordu? Ama neden beni öldürmek istiyorlardı. Ben düşüncelere dalmış bir şekilde dururken Kağan Ali elimden tuttu. Ona baktım. “ Gidiyorum. Seni kızların yanına bırakacağım. Bir süre yokum. ” elimi dudaklarına götürüp öptü. Bu hareketi kalbimi hızlandırdı. Ben bu adamdan ne kadar nefret etmesem de ona karşı çekiyordum. Bu yanlıştı. Kesinlikle yanlıştı. O bir psikopattı. Hem ablam ona aşıktı. Ablamın eski sevgilsiydi. Benim onu sevmem yanlıştı. Zaten ondan nefret ediyordum. Elimden tutup kendine çekip sarıldı. Boy farkı yüzünden göğsüne geliyordum. Saçlarımı koklayıp öptü. Bu adam bana karşı bir ilgili bir ilgisizdi. Sevgisini anlayamıyordum. “ Bunu yapan kim bulmak için bir kaç gün yokum. Seni özleyeceğim güzelim.” diyerek saçımı tekrardan öptü. Bir süre öyle bekledik. En sonunda benden ayrılınca rahatlamam lazımken benden ayrılması hoşuma gitmemişti. Ona inat “ ben hiç özlemeyeceğim” dedim. Benim inadımı anlayınca güldü. Aklım gelen şeyle ona baktım. Mert ne haldeydi. Ona ne yapmıştı. Meraklı hallerim başıma iş açacaktı. “ Kağan Ali, sana bir şey soracağım,” dediğimde hoşuna gitmeyecek bir şey olduğunu anladı. Bakışları yüzümü taradı. Ben ona bakarken o da bana bakıyordu. “ Sor.” dediğinde gerginlikle ona baktım. Bu soracağım hiç hoşuna gitmeyecekti. Ama Mert e ne olduğunu merak ediyordum. Ondan hoşlandığımı biliyor muydu acaba? “ B- ben, Mert' i soracaktım.” Mert’ in ismini duyduğunda gözlerinden ateş çıktı. Sinirle bana doğru gelip yüzümü tuttu. Ona alttan baktım. Ben bu adamdan istemsizce korkuyordum. “ Bir daha o, şerefsizin adını ağzına alamayacaksın tamam mı?” dediğinde kafamı olumsuz anlamda salladım. Zıt hareketimle öfkesi daha çok arttı. “ Ona ne yaptın?” diye sordum. Ben korkuyla sorarken o rahat ve sinirliydi. Onu öldürmüş olamazdı değil mi? “ Onu öldürdüğümü mü düşünüyorsun yoksa.” Sesi gür ve umursamazdı. Kafamı olumsuz anlamda salladım. “ Yapamazsın.” dediğimde güldü. “ Nereden biliyorsun, tanıyor musun beni?” dediğinde tekrardan kafamı olumsuz anlamda salladım. Bir daha konuştu. “ O benim değerlime dokundu. Senin gülümsemeni gördü. Sana dokundu nasıl hayatta olabilir.” dediğinde korkuyla ona baktım. Onu öldürmüş müydü? “ Lütfen bu yapmış olamazsın ” dedim. Kafasını olumsuz anlamda salladı. Bir şey söylemedi. Ağladım benim yüzümden öldürmüştü. Bak baktı ağladığımı görünce göz yaşlarımı sildi. “ Sana dokunan kişi kendime ölümlerden ölüm beğensin ” diyerek odadan çıktı. Daha çok ağlamaya başladım. Yatağın kenarına oturup ağladım. Benim yüzümden onu öldürmüştü. Ben nasıl bir adamla aynı evi paylaşıyordum. Bu adam acımasızdı. Mert onun arkadaşıydı. Onu öldürmez diye düşünmüştüm. Ama o cani adam arkadaşını benim yüzümden öldürmüştü. Benim ne yapıp edip bu adamdan kurtulmam gerkiyordu. ----- Kızların olduğu eve geçtim. Psikopat adam gitmeden benim alnımı öpüp de gitmişti. İlk defa onun bana dokunuşu midemi bulandırdı. Mert’ i öldürdüğünü söyleyince daha çok nefret ettim. Ondan bu kadarını da beklemiyordum. Ondan korkuyordum bir gün bana da zarar verir diye. Kızlar, koltukta oturuyordu. Derya kitap okuyordu, Beril de telefona bakıyordu, Ece ve Başak muhabbet ediyordu, Aslı yoktu. Onların benim geldiğimden haberi yoktu. Onlara doğru adımladım. Beni ilk gören Beril oldu. Bana bakıp gülümsedi. Ayağa kalkıp yanıma doğru geldi. Bende ona gülümsedim. Beril ve Derya diğer ikisine göre daha ılımlı birine benziyordu. Derya da beni görünce elindeki kitabı bırakarak yanıma gelip sarıldı. “ Hoşgeldin güzelim.” diyerek gülümsedi. Bana karşı sıcak davranması beni mutlu etmişti. Aynı şekilde gülümseyerek “ hoşbuldum ” dedim. Beril de aynı şekilde hoşgeldin demişti. Ece benim geldiğimi görünce ayağa kalkıp koşarak yanıma geldi. Sımsıkı sarıldı. Ona hâlâ kızgındım. Yine de sarıldım. Herkesin yanında bu konuları konuşmak istemiyordum. Benden ayrılıp “ hoşgeldin bebişim, çok özledim seni ya, hepsi o abim adımın yüzünden seni aldı bırakmıyor,” dedi. Herkes bu olanları normal görüyordu. Ece bile olanları bilmiyor gibi konuşuyordu. Ona sadece baktım. Karşı koltukta oturan Başak, öfkeyle bana bakıyordu. Ban düşmanı gibi bakan kızı anlamıyordum. Sonuçta ona hiç bir şey yapmamıştım. Beni tanımıyordu, ama kıskanç bakışları üzerimdeydi. Derya kolumdan tutup koltuğa oturmamı sağladı. Bana karşı, bu kadar samimi olmasını beklemiyordum. Kızlar yanıma oturunca Başak sadece baktı. Bana karşı selam bile vermeden odadan çıktı. Ben onun arkasından bakarken Beril konuştu. “ Seni kıskanıyor, umursama fazla,” dedi. Ben tamam anlamında kafamı salladım. Ece ye karşı mesafeli bir şekilde oturup sohbet ediyordum. Ece de benim bu halimden üzgün gözüküyordu. Ona güvenemiyordum. Sonuçta o da biliyordu. Bilmesini geçtim, beni kaçıran adam abisiydi. Su içmek için ayağa kalktım. Ece bana bakıyordu. Ece, “ nereye gidiyorsun?” diye sordu. “ Su içeceğim,” dedim. Onlara arkamı dönüp mutfağa adımladım. Mutfak geniş ve ferahtı. Dolaptan bardağı alıp suyu koydum. Suyu içip mutfaktan çıkacakken tezgâhın üzerindeki telefon dikkatimi çekti. Aklımdaki planı yapıp yapmada kararsız kaldım. Yine de vazgeçmeyip telefonu aldım. Telefonun ekranında Başak ve kucağında köpek vardı. Bu telefon Başak’ ındı. Şifre olacağını düşündüğüm telefonda şifre yoktu. Şaşırmıştım, yine de arama kısmına girdim. Ablamın numarasını tuşlayıp aradım. Bir süre bekledim. Açacağından ümidimi kesmiştim. Tam kapanacakken telefon açıldı. “ Alo” sesiyle ablamı ne kadar çok özlediğimi fark ettim. Gözyaşlarım yanağıma yol çizmişti. “ Ablacım” diyerek hıçkırarak ağladım. “ Esra, Esra’m güzelim sen yaşıyorsun. Neredesin?” diye sordu. Tam cevap veriyorken elimden telefon çekildi. Bakışlarım telefonu alan kişiyi bulunca hiç beklemediğim kişiydi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE