Öfkeliydi Efe, çok öfkeliydi. Kendine, Dilem’e, ailesine, arkadaşlarına, yaptıklarına… Birçok şeye karşı içinde büyüyordu bu his ve o kadar çaresiz hissediyordu ki kendine gelip de olanları düzeltecek kadar kafasını toparlayamıyordu. Dilem’in iddia meselesine karşı tepkisizliği adamı âdeta çıldırtmıştı. Nasıl olup da Efe onun üzerine titrerken böylesine umursamaz kalabildiğini anlayamamak adamı mahvediyordu. O, Dilem’in ağzından çıkacak tek kelimeye bile tüm odağıyla dikkat edebiliyorken kadın onunla iddia üzerine evlenmiş bir adamın gerekçelerine dahi kulak asmıyordu. Bu kadar mıydı yani? Bu kadar mı kolaydı? Aslında bu kadar acımasız olmak da istemiyordu. Ne kadar kızarsa kızsın, Dilem’e karşı zaafı elini kolunu bağlıyordu. Her şeyi onun hissizliğine, yaşadıklarının ruhundaki etkisine

