BERZAN Düşünüyordum... Adını bile içimden söylememeye çalıştığım kızı. Gözlerini düşünüyordum. O duru, büyük, ela gözleri… İnsanın içine bakarken sanki hiçbir şey saklamıyormuş gibi duran ama aslında her şeyi saklayan gözler. Bir bakışta hem masum hem de derin bir şey gizleyen, bana “gelme” derken aynı anda “görme” diye yalvaran gözler. Saçlarını düşünüyordum. Belinden aşağı dökülen, ağır ağır dalgalanan, rüzgârda bile uslu uslu kıvrılan saçlarını. Dokunmak istediğim, parmaklarımın arasında hissetmek istediğim o ipek gibi yumuşaklığı. Kokusunu düşünüyordum… Bilmiyordum nasıl koktuğunu. Ama bilmek istemekle yetiniyordum. Yetmek zorundaydım. Bu bir istek değildi. Bir heves hiç değildi. Bu, içime çöken sessiz bir ağırlıktı. Onu gülerken hayal ediyordum; dişleri hafifçe görünür, y

