Berzan ilk gün çıktı. Kapıyı açtı, eşiği geçti, arkasına bile bakmadan gitti. O kapının kapanışında tuhaf bir boşluk kaldı içeride; sanki evin içindeki hava da onunla birlikte çıkmıştı. Başta birkaç saatliğine gitti sandım. Sonra gün bitti, akşam oldu. Gece oldu. Ve o yoktu. O evdeki ilk sabahımı tek başıma uyandım. Evin yarısı boştu. Hava sıcaktı ama ev soğuktu. Taş duvarlar sabah serinliğini içeri çekmişti, odanın içi kasvetli bir sessizlikle doluydu. Bir süre öylece koltukta kaldım. Saat kaçtı bilmiyordum. Zaman burada çalışmıyordu zaten. Kalktım. Üzerime evden verilen sade bir elbise geçirdim. Saçımı aceleyle topladım. Aynaya baktım. “Gelin” denilen şey buydu işte. Bu evdeki varlığım, duvara asılmış bir tablo kadar sessizdi. Mutfağa girdim. Bir tabak, bir bardak çıkardım. Masada i

