62. Bölüm: Gölgedeki Ayna Demir'in kampın sınırlarına doğru çekilmiş silueti, ormanın yeşil loşluğunda eriyip gittikten sonra bile, arkasında bıraktığı keskin, zehirli sessizlik havada asılı kaldı. Serra, meşe ağacının pürüzlü kabuğuna sırtını dayamış, nefes alışverışlarını kontrol etmeye çalışıyordu. Her nefes, ciğerlerine batmış cam kırıkları gibi acıtıyordu. Az önce tanık olduğu sahne, Demir'in mağarada attığı o kırıcı sözlerden çok daha derin, daha sinsi bir yara açmıştı. Bu, bir reddedilş değil, bir silahlandırmaydı. Yazgı'nın o saf, ışıltılı bakışları, Demir'in ona karşı kullandığı ölümcül bir mermiye dönüşmüştü. İçinde, Yaman için hissettiği o ılık, hüzünlü sukunetin yerini, kaynayan bir lav gölü almıştı. Kıskançlık, öfke ve aşağılanma, yeşil bir alev gibi için için yanıyor, aklın

