44. Bölüm: Tartaros'un Gölgesi Karanlık, sadece bir ışık yoksunluğu değil, aynı zamanda boğucu, toz yüklü bir baskıydı. Havalandırma şaftı, yılların birikmiş pası, nemi ve bilinmeyenin ağır kokusuyla doluydu. Arya önden gidiyor, el fenerinin dar ışın huzmesini ileriye, aşağıya doğru tutuyordu. Her adımı ölçülü ve sessizdi, yılların sızma deneyimiyle vücudu her bir metali gıcırtıya, her bir titreşime karşı alarmdaydı. Arkasında Yazgı, Arya'nın ayak izlerini takip ediyor, kalbi göğsünde bir dövüş davulu gibi çarpıyordu. En sonda Elara, hâlâ bitkin ama iradesiyle ayakta duran, duvarlara tutunarak ilerliyordu. Her nefes alışı biraz hırıltılıydı, ancak gözleri karanlıkta az miktarda bir fosfor gibi parlıyordu; içindeki bilgi ateşi onu ayakta tutuyordu. Arya aniden durdu, elini kaldırarak bir

