Yazarın anlatımı... Ağasının dediği her şeyi duyan genç kız ne yapacağını bilmeden öylece ayakta kala kaldı. Göğsü, derin bir oluşumla doluymuş gibi sıkışıyor, nefes alışında sanki dünya biraz daha küçülüyordu. Ellerini, titreyen bir şekilde kollarının üzerine sarmıştı; parmakları, İç korkunun bir görünümü gibi belirsiz bir şekilde kasılıyordu. Gözleri, yaşları boğazında sıkışmışken, hiçbir çıkış yolu bulamıyormuş gibi görünüyordu. İçindeki sessiz gürültü, dört duvar arasında yankı yapıyor, çıkamıyordu. Kalbi, hiç durmadan hızla çarparken, aklında dönen sorular bir türlü çözülmüyordu. O, dayanıklı bir duvar değildi. düşünceleri daha karmaşıklaşıyordu. Çaresizlik, göğsüne bir taş gibi, onu nefessiz bırakıyordu. Göz yaşından görüşü bile bulanıklaşmış bir şekilde acı çeker gibi hanım ağas

