Eve geldiğim zaman üzerimde bir kırgınlık vardı, bu kırgınlık her anlamdaydı. Hızlıca bir duş aldım üzerimden yorgunluğumu atmak için, ardından yatağa uzanıp düşünmeye başladım. Bana düğün, ya da nikah, her neyse işte! Bu konuyu düşünmemi söylemişti, ama ben kararsız kalmıştım. Evlilik teklifi bile etmiyordu bana henüz, buna rağmen neden düğüne ihtiyaç duyacaktım sanki? Yine de ani bir karar vermemeye çalıştım, belki de sadece şu an ki ruh halim böyle düşünmemi sağlıyordu. Sade bir nikahla bitirebilirdim her şeyi, böylece boş yere yorulmuş olmazdık, hem Yekta bey içinde daha iyi olurdu! Peki aileme ne diyecektim bu konuda? Kısa sürede öyle bir ruh haline girmiştim ki artık hiçbir değerim kalmamıştı. Bu aşk bana kendi değerimi düşürtüyordu, itiraf etmem gereken şey buydu kendime. B

