Çıt sesi çıkmıyordu dudaklarımın arasından. Gözyaşlarım yanaklarımdan aşağı akıyordu. Karşımda oturan adamın gözlerine dalmış bir şekilde bakıyordum. Söz vermişti ve sözünü de tutmuştu. Onun sayesinde evime gidiyordum, onun sayesinde aileme kavuşacaktım. Onu hiçbir zaman unutmayacaktım. Yüzünü görmesem de sesini duymuştum. Uzun boyu, koyu kahverengi saçları, uzun parmaklarını unutmayacaktım. En önemlisi güzel kalbini aklımdan çıkarmayacaktım. Yapacakları operasyondan sağ salim kurtulmasını diliyordum. Her ne kadar ailem öldü dese de onların yaşadığını şimdi biliyordum. Çok iyi gizlemişti kendini. Her zaman, polis ya da istihbarata çalışan biri olarak düşündüm onu. Bu adamın kötü olduğunu inanmak istemedim hiçbir zaman. Umarım ailesine kavuşurdu. Yanağıma bulaşan gözyaşımı s

