Modern eşyalarla döşenmiş odaya girdi Hamza. Yeşil ve mavi ağırlıklı bu oda adamın ruhunu sıkıyordu içine girer girmez. Semih kendisini samimi bir şekilde karşılamıştı fakat buna da aldırmadı genç adam. Bu duvarlar şahitlik etmişti korkularına, biraz da bu yüzden üzerine geliyorlardı sanki. " Hamza Kaya. Tekrar görüştük. " dedi Semih gülümseyerek. Ve elini uzattı hastasına. " Devlet zorunlu kılmasa gelmezdim, biliyorsun." Diye cevap verdi Hamza genç adamı ters bakışlarla süzerken. İsteksizce sıktı doktorun elini. Bu odaya gelmekten hoşnut olmadığı asık suratından anlaşılabiliyordu. Duvarlara kaydı adamın gözü. Ne kadar canlı renklerle boyansa ve dekoratif eşyalarla da süslense yine de ruhunu sıkıyordu insanın. " Biliyorum." Dedi Semih gözlerini düşürerek. Sonra odanın köşesinde karşılık

