/48.Bölüm/

569 Kelimeler

İki ay sonra "Daha ne kadar kaçacaksın Işıl?" Karşımdaki sandalyeye sinirle oturan Sinan'la yutkunup bakışlarımı kaçırdım. Neden kimse anlamıyordu beni? En azından yaşadığını bilmeye hakkım yok muydu? En azından iyi olduğunu bilmeye hakkım yok muydu? "Seni anlamıyorum. Seviyorsun işte." "Bu neyi değiştirecek? Neyi geri getirecek bana? Kaybettiğim, döktüğüm onca gözyaşı n'olacak? Biraz anlayış istiyorum sizden. Sadece biraz. Yerime koy kendini. 1 yıl 5 ay ya. Geri zekâlı, 17 ay. Öldü sanmıştım. O ise ben onu tanımayayım diye lens takmış." Derin bir iç çekti ve arkasına yaslandı. "En azından kendini ifade etmesine izin vermelisin." Onu, kantinde saçma ve taraflı fikirleriyle yalnız bıraktım. Arkamdan seslenmesini umursamadan sınıfa gittiğimde sınıfta sadece Arda'nın olması kaderin ba

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE