Işıl yazıyor...
Telefonu uçak moduna alıp kapattım. Ne diyecektim ki?
Ya da ben bu olaya niye bu kadar takmıştım ki?
Bilinmeyenin 'güveniyorum' mesajının üstünden 12 dakika geçmişti ve ders zili çalıyordu. Hızlı adımlarla sınıfa girdim ve sırada herkese sırıtarak bakan Fatma'yı gördüm.
"Ne oldu, kimmiş?"
Rahat bir şekilde arkasına yaslanıp sırıttı. "Bora'ydı. Çok da şaşırtmadı beni."
Gayet de ciddiydi. Yüzümü buruşturup bir daha baktım. Gerçekten ciddiydi. Tekrar baktığımda göz devirip suratımı başka yöne çevirdi. Onun olmasını istemiyordum. Onu sevmiyordum. Yani o anlamda sevmiyordum. Duyduğum öksürük sesiyle kafamı sağa çevirdiğimde Arda'yı görmüştüm.
Herkese bilinmeyen olabilir gözüyle bakıyordum. Kafayı yemiştim, kafayı.
Nefes nefese sınıfa giren Cem'le kaşlarımı çattım.
"Ne oldu?"
"Bora çok kötü hastalanmış, kanka. Onu eve götürmem gerek, siz beni idare edersiniz."
Yutkundum. Gözlerimi yavaşça Fatma'ya çevirdiğimde kahkaha atarak bana destek oldu, çok sağ olsun.
Kafamı sıraya gömmemle kıkırdadı ve tekrardan yardımcı oldu.
"Seni seven Bilinmeyen o."
*****
Bilinmeyen numara: Çorba için teşekkürler.
Bilinmeyen numara: İyi olduğumu haber vereyim dedim.
Bilinmeyen numara: Def et o Müge Anlı düşüncelerini
Bilinmeyen numara: bdkdkxcnb
Bilinmeyen numara: Neyse sanırım gözlerim ağrımaya başladı.
Bilinmeyen numara: İyi geceler
Bilinmeyen numara: ;))))
Işıl çevrimiçi
Işıl yazıyor...
Işıl çevrimiçi
Işıl çevrimdışı
Işıl çevrimiçi
Işıl: sana da iyi geceler
(Görüldü.)