Sol kolumun uyuştuğunu hissedip yavaşça sağ tarafa doğru dönüp sırt üstü uzanmıştım ki bu sadece bir kaç saniye sürmüştü. Gözlerimi acıyla açıp doğruldum. Sırtımdaki yaraları tamamen unutmuştum ve üstüne yatınca sızlamışlardı. Yüzümü buruşturup ayağa kalktım. Tahtalarla çivilenip kapatılmış pencereden sızan güneş ışığına baktım. Bir kez daha güneş doğmuştu ama bu kez de benim için değildi. Omuzlarımı düşürüp kapının önüne gittim. Bir kaç gün mü bırakırdı burada? Yoksa daha fazla mı? Hemen çıkmak istiyordum. Sırtımdaki yaralara bakmam lazımdı. Enfeksiyon kapabilirdi. Üstelik de açtım. Yemek yemek istiyordum ama yemek cezası da alacağımdan emindim. Kapıya yavaşça vurdum. "Anne?" sesim olduğundan yumuşak ve titrek çıkmıştı. Zavallı gibi hissetmiştim kendimi. Bir kez daha vurdum. "Çıkar ben

