Chris'in yanına gidip eğildim. Omzuna dokunduğumda ne söylemem gerektiğini bile bilmiyordum. "Chris..." elimin tersiyle gözyaşlarımı silip sesimdeki tınıyı düzeltmeye çalıştım. Ona destek olmam lazımdı. "Chris, ağlama artık." elleriyle ağzını kapatıp kendini durdurmaya çalıştı. Ondan ağlamamasını istemek ne kadar normaldi ki? "Senin yüzünden..." hıçkırıkları arasından bana doğru döndü. "Sana okuma dedim!" bağırdığında geriye doğru gittim. "Onun yerine geçecektim. Okuma dedim!" "Chris o buraya gelse bile kurtarılamazdı. Bunu o da biliyor ki seni tehlikeye atmak istemedi." "Sus! En azından burada kapardı gözlerini. Burada verirdi son nefesini. Ona sarılıp uğurlayacak birileri olurdu! Onun cesedi orada çürüyecek! Senin yüzünden!" "Chris.." tekrar ağlamaya başladığımda kolumdan tutup ayağa

