Paul'un evinden çıktığımdan beri durmaksızın yürüyordum ve ayaklarım beni yine Chris'in evine getirmişti. Kapıyı tıklatıp beklemeye başladım. "Geliyorum!" diye bağırdı. Kapıyı açtığında yüzünde maske vardı ve yine misler gibi kokuyordu. Chris de böyle biriydi işte. En berbat anlarda bile o kişisel bakımı ile her zaman ilgilenirdi. "İnanamıyorum, çok çirkin görünüyorsun Flora." yüzümü düşürdüm. "Ağladım çünkü." deyip omzunu ittirip içeri girdim. "Neden ağladın? Ne oldu?" dediğinde koltuğa oturdum. "Çünkü Paul'un ihanetini öğrendim." Kaşları havalandı. "Sahi mi? Anlattı mı sana?" "Anlatmadı. Dean söyledi. Ben de gidip Paul ile yüzleştim ve..." duraksadım. "Seviyormuş beni." derken başımı eğdim. Seviyormuş ve bana ihanet etmiş. Ne trajedi ama... "Sevdiği her halinden belliydi zaten a

