“Kardeşlik, bazen en büyük savaştır.”-Destan *** Sabah güneşi Babür sarayının altın kubbelerini yaldızlarken, şehzade Destan at meydanında antrenmandan yeni dönmüştü. Yorgun ama zihni uyanıktı. Henüz on yaşındaydı ama yüzündeki ciddiyet, yaşıtlarınınkinden çok uzaktı. Avluda onu sabırsızlıkla bekleyen iki küçük figür vardı: biri gözlerini devire devire ona laf atmaya hazırlanan Begüm, diğeri ise heyecanla koşup boynuna atılacak olan Ayda. Annesi o çok küçükken öldüğünden onu tanımaya fırsatı olmamıştı. Ama kardeşleri babasının başka bir cariyeden olan kızlarıydı. “Ayda! Yine üstünü başını kirletmişsin,” dedi gülümseyerek Destan, ama sesi babacan bir tatlılık taşıyordu. “Geç kaldın,” dedi Begüm kollarını bağlayarak. “Sarayda bir şehzade gibi değil, sokak köpeği gibi terli terli dolaşı

