2.Bölüm : kutlama

1006 Kelimeler
herkes avluda koşturup dururken annemin ördüğü saçlara yakışır bir elbise giyindim simsiyah elbisem onlara yas tutarmışım gibi olsun istiyordum çünkü bu bir yas oldu ağalar toplanıp büyük salonda toplanırken abimler olaylardan habersiz masaları avluda yerlerine koyuyorlardı Zilan da salınarak gitmişti evine değişmişti hemde fazlasıyla kapı da siyah takım elbise giyinip bekleyen Diyarı gördüğümde gözlerimi kaçırdım Mardin'de manzaranın keyfini çıkardım biraz düşünmem lazımdı zaman azdı ablam aldığı haber her neyse kası tarafa çıkıp zılgıt çekmişti eniştem de silahı çıkarıp havaya ateş ettiğinde gözlerim doldu infaz verildi demek ki abimler şaşkın şekilde döndüğünde Boran abim bana baktı yanaklarımdan süzülen yaşı silip odama döndüm Gülay ile evlenir diye düşündüğüm adam beni istemeye gelicekti ya o kız neredeydi ne olacaktı bir de onu mu alıcaktı ona da üzüldüm yani kıza ikinci bir kadın kimse istemezdi şayet bende onları istemiyordum odanın kapısı sakince çalındı "güzelim gelebilir miyim?" Boran abim ses vermediğim halde endişe ettiği için içeri geldi "bak Vedatı ölsün diye veririm ama seni onlara gelin vermem" lafının üzerine olduğum yere çöküp daha çok ağladım önü dönmüştü abim ona çok sinirliydi arkadaşlıkları bitmişti çünkü bana ihanet etmişti aşkımıza ihanet etmişti güçlü kalmaya çalışarak abimin peşinden koştum bir delilik yapmasın diye "ben kardeşimi vermem bu ite!" bağırış sesleri ile balkona koştum "benim oğlumu mu infaz etsinler Boran ağa zaten kızın gönlü ondaydı az fingirdemediler onlar sağda solda" sinir beynime akın ederken hızla yengeme ilerledim benimle bu şekilde konuşamazdı "seni varya parçalarım kadın sen hangi soysuzun kanından geldin de benimle bu şekilde konuşursun" üzerine atıldığım sıra da beni kimin tuttuğu umurumda değildi Savaş abim beni kenara çekerken bağırmaya devam etti "şuna bak birde lekeli haliyle gelmiş bana saldırır kız seni elime alırım dua et Hakanım seni almadı gelin diye" beni tehdit etmeye devam eden kadına babannemin tokat atışı yetmişti herkes sessizliğe gömüldü "güzel kızım gel seninle konuşalım Safiye sende gelinine terbiye ver kimse birbirine böyle saygısız olamaz!" dedemin gür sesi ile karışan ortalıkta iyice gergindi herkes peşinden odasına gittiğimde kapı aralık kalmıştı ama önemsemedim herkes biliyordu gizlim saklım yoktu benim "bak güzel torunum her insan genç yaşta hata yapar biz kestik cezasını ona ama kimsenin de günahına girmeyelim kızı vermiyorlardı Vedat etmiş bir halt Ateş kimdir biliriz ailesini severiz gel vazgeç inadından evlen onunla her halükarda olacaktır ağalar bunu der sevmen senin için en uygunu olur" gözlerimden akan yaşlarla yumdum onları ne çok ağladım geldiğim andan beri Mardin'den nefret etmiştim canımı yaktığı için bana sarılıp saçlarımı öptü suskunluk kapladı etrafı herkes işine dönmüş olmalıydı "evliliği kabul edeceğim ama sakın onu tekrar sevmemi beklemyin her gün daha çok nefret edeceğim dede beni bilmez misin nasıl gruruma dokunur" bana destek vererek saçlarımı sevdi göz yaşlarım dindiğinde dışarı çıktık hava kararmıştı ama insanlar doluydu bahçe de gözlerim onu aradı siyah takım giyen adamı aşağı da az da olsa insanlarla konuşarak kafamı dağıttım doktor olduğumu duyan bana şikayette bulunuyordu biraz dinlenip mesleğime burda devam edecektim sonuçta en bilindik hastane tanıdığımıza aitti "izninizle Ahu ile konuşmam gerek" tepemden gelen sese döndüm düz bakışları eskiye dair iz olmadığının kanıtı oysa içi gülerdi gözlerinin ona keskin şekilde bakıp ayağa kalktım köşeye geçtiğimiz de ise bekledim tabi bakmayı bırakabilirse "ben özür dilerim Ahu" bakışlarımı ondan uzaklaştırıp etrafa baktığımda bize öfke ile bakan Gülay gözüme çarptı onun ne işi vardı burada "benim sana aşık olduğumu sakın düşünme Diyar ben senden sevdamı çekeli 5 sene oldu umurumda değilsin seninle evlenmeyi ailem için kabul ettim Zilan için" yumruğunu sıktığında çözülmüş saçlarımı savurdum annesini gördüğümde onun yanına gittim elini öptüm "hoş geldin güzel kızım benim" bana içten şekilde sarıldı beni her zaman Zilan ile bir tuttu beni kendi büyüttü bir nevi "sizde hoş geldiniz Figan teyze" saçlarımı düzeltti "teyze değil anne" yüzüme sıcak şekilde bakarak tekrar beni kendine çekti "sizi böyle evlendirmek istemezdim benim evlatların kabahati için özür dilerim güzel kızım gel otur yanıma hadi" yanaklarını öptüm ellerini tuttum "Figan teyzem daha biz evlenmedik orta da yüzük dahi yok seninle bunları daha sonra konuşuruz diğer misafirlere de bakayım ben" beni yolladığında diğer kadınlara neşe ile bir şeyler anlatmaya devam etti annem beni gururla izliyordu en çok istediğim şeydi işte gururla izlenmek ailemi daha da onurlandırmak baş göstermek bunlardan biriydi kimse diyemezdi Hanzade kızı eziliyor diye ezdirmem ben kendimi etrafta neşe ile hasta bakar gibi misafirler ile ilgilendiğimde yukarı odama dinlenmek için çıktım sigara içmem gerekiyordu kaç saat oldu ki ağzıma sürmedim odaya girer girmez evin arkasına bakan balkona çıktım odam halen çok güzel ve aynıydı kimse dokunmamışdı ağzımda yanan sigaranın alınması ile sinirle arkamda ki heybetli adama döndüm Ateş yine aynı numarayı çeviriyordu bense artık bunları yemezdim "çık odamdan bir gören olur" omuz silkip yanıma geçti balkonda duran koca koltuğa oturduğunda cevap verme zahmetine giricek miydi acaba "umurumda değiller sözü aldık karım oluyorsun" ona nefretle bakmaya başladım bu sefer aptal biriydi çok değişti veya bana rol yapıyordu da maskesi düşmüştü beyefendinin "senden nefret ettiğimi her gün duymak için sabırsız olman göz yaşartıcı Ateş" onun diğer ismini kullanıyor olmam dumur olma sebebidir her zaman "ben daha çok birlikte olucak gecelerimizi düşünüyorum Ahu nasılsa biricik zümrüt gözlüm seni bekledim" sözlerine arkamı dönüp elimden aldığı sigaraya inat yenisini yaktım keyfimi elimden alamazdı izin vermezdim "sen acı içinde kıvranıyorken ben yatakta uyuyor olacağım" yanıma gelip beni kendisine çektiğinde sigara kokusu daha yoğun geldi ciğerlerime elimden alıp söndürdüğü şeyle kaşlarımı çattım "bir daha bunları giyme şansın olmayacak karımın bunları bilmesi gerek kadın kısmı edepli giyinir" kaşlarımı çattım hemde fazlasıyla bu adam yüzünden erken yaşlanma ihtimalim artıyor olmalıydı "ben senin malın değilim evlilik de mecburi çok istiyorsan sana karılık edicek birini git yine o orospunun koynuna" beni öpmeye kalkması ile kendimi geri çektim kasları çatıldı "burda avazım çıktığı kadar bağırırım imdat sapık odama daldı diye abimlerden yersin dayağını" bana yaklaştıkça odaya geçtim geri geri elime geçen ilk süsü tehdit amaçlı tuttum elimde "bak Ahu beni az çok bilirsin inadımı da" gözlerimi devirdim fırsat bilip beni yatağa atmaya kalktığı an bağırmak üzere ağzımı tuttu "senin inadını da biliyorum bağırma gideceğim alçak değilim sapık hiç değilim karım oluyorsun ve ona göre dur" bacak arasına geçirdiğim tekme ile yattığım yerde yaptığım şey hoşuma gitti odadan arkama bile bakmadan çıktım oysa orda kıvranarak yere kıvrıldı
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE