Sabahın ilk ışıkları hastane odasına vuruyordu. Helin hâlâ Baran’ın kollarında uyuyordu. Gece korkudan defalarca uyanmış, her seferinde Baran’a daha sıkı sarılmıştı. Baran ise neredeyse hiç uyumamıştı. Sürekli Helin’i izliyordu. Bir süre sonra Helin yavaşça kıpırdadı. Gözlerini açtı. İlk yaptığı şey panikle etrafına bakmak oldu. Baran hemen konuştu: — “Buradayım.” Helin başını kaldırıp Baran’a baktı. Sonra sanki emin olmak ister gibi elini Baran’ın göğsüne koydu. Baran yumuşak bir şekilde gülümsedi. — “Hiçbir yere gitmedim.” Helin biraz rahatladı ama gözleri hâlâ korkuluydu. Baran onun saçlarını okşadı. — “Korkma.” Helin bir süre sessiz kaldı. Sonra yavaşça konuştu: — “Babam…” Baran’ın yüzü bir anda ciddileşti. Helin’in sesi titriyordu. — “Babam geldi…” Baran dikkatle

