Masada dönen konuşmaları kulaklarım tıkanmış gibi duymuyordum. Herşey o kadar yabancı o kadar karmaşık geliyor ki. Başımı sıkıntıyla camdan dışarı çevirip Aslana baktım. Aslan masadan kalkalı neredeyse onbeş dakika olmuştu. Hayatta kalan bir yakınını bulabilmek için telefon görüşmesi yapmak için gitmişti. Bir eli telefonda sağa sola yürüyerek konuşuyordu. Telefonu kapattığında bir kaç dakika telefonun ekranına baktı. Cebinden çıkardığı siğara paketinden bir dal sigara alıp dudaklarının arasına sıkıştırdı. Sigara paketini cebine koyup çakmağını çıkardı. Dudaklarının arasındaki sigaradan duman çıkmaya başladığında telefonunu tekrar kulağına götürdü. Sağa doğru dönüp yürümeye başladığında göz göze geldik. Bakışlarını gözlerimden çekmeden uzunca baktı. İlk gözlerini kaçıran ben old

