Tepsiyi sağ elime alıp babamın odasının kapısını tıklattım. 'Gir' sesiyle içeriye girdiğimde babam yatağında oturuyordu. Elimdeki tepsiyi masaya bırakıp babamın yanına geldim. "Uyanmışsın, bende sana kahvaltı getirmiştim." Tepsideki bezi babamın önüne koyup yumurtasından bir çatal alıp uzattım. "Teşekkür ederim biriciğim. Ben yerdim sen zahmet etme." Yalandan kötü kötü bakıp kaşlarımı çattım. "Zahmet mi? Oda ne? Ben bundan zevk alıyorum." Babam saçlarımdan okşayıp yanaklarımdan öptü. Kahvaltısını ellerimle yedirdiğimde peçeteyle yüzünü sildim. "Baba bugün şirkete gideceğim, Levent beyle telefonda konuştuk. Sen merak etme herşeyi toparlayacağım sen canını sıkma artık yanındayım." Babamın kendi emeğiyle kurduğu bu şirketin batmasını istemiyordum. Harun pisliği benim yokl

