Geçmişin Yankıları Hava ağırdı. Nefes aldıkça ciğerlerime dolan bu ağırlık, sanki sadece bedenimi değil, ruhumu da sarıyordu. Göğsümde biriken baskı her adımda biraz daha derinleşiyor, içimi kemiren bu his iliklerime kadar işliyordu. Tapınaktan kurtulmuştuk ama geride bıraktığımız şeyler… onları ardımızda bırakabilmemiz mümkün değildi. Geçmiş, gölgeler gibi peşimizden sürükleniyordu. Ne kadar uzağa gidersek gidelim, nereye saklanırsak saklanalım, gerçeğin soğuk nefesi enselerimizden eksilmiyordu. Kaçmanın, saklanmanın, unutmanın imkânsız olduğunu bilerek ilerliyorduk. Karan sessizdi. Yanımda yürüyordu ama hiç konuşmuyordu. Adımları dikkatli, nefesi derinden geliyordu. Gözleri yerdeydi; karanlık bakışlarını toprağa mıhlamıştı sanki. Elleri yumruk olmuş haldeydi. Parmak eklemleri beyaza ça

