İki Ay sonra.. Aslan Sabah erkenden uyanmıştım. Bugün şirket yemeği için başka bir şehre gidecektim ve birkaç gün orada kalacaktım. Gitmeden önce Rojda’yı görmek istedim. Odasına yöneldiğimde onu pencerenin yanında, derin düşüncelere dalmış halde buldum. Karnını hafifçe okşuyordu. Gözleri, sabahın yumuşak ışığında daha da güzelleşmişti. Yaklaşarak, "Ne yapıyorsun?" "Hiç dalmışım sadece" "Görende bu kadının cok derdi varda bütün gün kara kara düşünüyor der" dedim gülerek ama sonra gülmem yavaşça soldu çünkü Rojda dik dik bakıyordu. "Bana da dertsiz diyorsan artik ne diyim sana Aslan Ağa" dedi bense o daha fazla kızmasın diye sustum. Haklıydı buraya geldiğinden beri başına gelmeyen kalmamıştı bir an boşluğuma gelip o şekilde konuştum. Onu kendime çekip dudaklarına yaklaşarak “Ben y

