Leyla, yatağında oturmuş, kapıya gözlerini dikmişti. Dakikalar geçiyor, ama Aslan hâlâ gelmiyordu. Parmakları, sabırsızca yorganın ucunu kavrıyordu. Bugüne kadar ne yaşarlarsa yaşasınlar, Aslan geceleri odalarına gelirdi. Ama bu gece… bu gece beklediği gibi olmuyordu. En sonunda daha fazla bekleyemedi. Hızla yatağından kalkıp pencereye yöneldi. Gözü hemen karşıda, Rojda’nın odasına kaydı. İçinde beliren kıskançlık hissiyle dudağını ısırdı. "Yine orada mı?" diye fısıldadı kendi kendine. Ama odanın içinde bir hareket göremedi. Perde sıkı sıkıya kapalıydı. Belki de çoktan içeri girmişti, belki de… Tam bu düşünceyle delirmek üzereyken aşağıda bir gölge gördü. Başını hızla çevirdi. Çalışma odasının kapısı açılmıştı ve Aslan dışarı çıkıyordu. Leyla, gözlerini kısıp onu takip etti. Adam, yav

