Konağın büyük yemek masasında sessizlik hâkimdi. Her sabah Fatma Ana’nın neşeli sohbetleriyle başlayan kahvaltı, bugün ağır bir havaya bürünmüştü. Herkes tabağına odaklanmış, gerginliği hissettirmemek için normal davranmaya çalışıyordu ama masanın üstünde görünmez bir gerilim dalgası dolaşıyordu. Aslan, çatalını elindeki ekmeğe batırırken göz ucuyla Rojda’ya baktı. Yanağındaki kızarıklık biraz geçmişti ama yine de hafif bir iz kalmıştı. Dünden beri onunla konuşmamıştı, konuşması gerektiğini biliyordu ama ne diyeceğini bilemiyordu. Rojda ise başı öne eğik, sessizce yemeğini yiyordu. Ne Leyla’ya bakıyordu ne de Aslan’a. Onun bu suskunluğu Aslan’ın hoşuna gitmemişti. Dün gece ona zarar veren kadının karşısında oturuyor ama tek bir tepki vermiyordu. Fatma Ana ve Rıza Bey ise yüzleri asık bi

