Evin' den.. Her şekilde yaşanıyor bu hayata. Hafızamı kaybetmiş olsam da yaşayabiliyordum, hayata benim için bitmemişti. Bir kaza geçirmiştim ama halen daha yaşamam gerekiyormuş, bende eksik, yarım da olsa yaşıyordum. Yaşamak bir umut aslında. İçinizde bir umut yoksa yaşamda yoktur. Umut olduğu sürece yaşanıyordu ve ben hafızamı kaybetmiş olsam da içimde olan bir umut olduğu için yaşıyordum. Neyin umuduydu bu? Bir gün hatırlayacak olmanın umudumu? Yoksa hatırlamadığım geçmişimin bana verdiği bir umut muydu yaşama isteği? Bu soruya şuan cevap veremiyordum ve ben yaşadıkça içimde meşalesi yanan o umut ışığını hatırlayınca anlayacağım. "Hava bugün çok güzel" Oturmuş olduğum tekerlekli sandalyeyi arkadan sürerek beni bahçede gezdiriyordu Taner. Sabah erkenden önce fizik görmüş, yorulunca bir

