Bölüm 9

1301 Kelimeler
Çetin Sikim taş gibi olmuş, nefes nefese, Yasemin teyzenin sevinç çığlıklarına bakakalmıştım. Miray’da aynı durumdaydı. Sadece bakıyorduk. Kumaş pantolonumdan direk anlaşılır büyüklükteydi ve arkamı döndüm. Elimle yüzümü sıvazladım. “Git kapıyı kapat.” Miray bir bana bir annesine baktı. “Git şu kapıyı kapat Miray delirtme beni.” Bakışlarımı aşağı çevirince o da oraya baktı gözleri büyüdü. “Anne vallahi öyle bir şey değil.” Derken kapıyı kapadı. “Kilitle kimse gelmesin.” İtaat etti çünkü şoktaydı. “Allah kahretsin.” Dedim. “Allah kahretsin.” Yanıma geldi ama uzak duruyordu. “Kalkan s****i indir hemen.” Ters ters baktım ona. “Bir de bana halleniyorsun.” Zaten sinirim burnumdaydı. Köpürmüş alev almıştım. Kulaklarımdan duman çıkıyordu. “Sanki sen farklı durumdasın. Daha fazla konuşma kilodunu indirir bakarım.” Allah’ım ben neler diyordum. “Saçma sapan bir şey oldu. İzahı olmayan bir şey.” Neden inmiyordu sikim. Kapıya annemde geldi. Allahtan diğerleri çalışma odasında hararetli bir şekilde iş konuşuyorlardı. “Ben sana değil sevgilimle konuşurken ıslandım bir kere.” “Ne?” Ne diyordu bu kız ya. “Telefon seksi yapıyorduk. O yüzden girdim tuvalete.” Durum değerlendirmesi yapmak isterdim ama son yarım saati düşünmek bana hiç iyi gelmiyordu. “Tuvaletini kullanacağım.” Dememle önüme atladı. “Benim tuvaletimde yapamazsın.” “Miray çekil şuradan.” Sola kaydım o da kaydı. “Benim tuvaletimde cima olmaz. Hayır. Hele sen! Hayır hayır. Orada boşaldığını düşünmek istemiyorum.” Yine dip dibeydik. Nefesi yüzüme çarpıyordu. Bana bakmak için boynunu geriye atmıştı. “İçine boşalmamı mı istersin?” dedim çenesini tutarken. Parmaklarımı dudaklarında gezdirdim. “Ya da ağzına.” Derin bir nefes alarak geri geri yürümeye başladı. “Bekle hemen geliyorum.” Tuvalete girdim ve az önce Selene’yi düşündüğüm gibi sikimi sıvazlamaya başladım. Yok onu düşünmek yetmiyordu. Onu düşünmek istemiyordum. Beynim akıp gitmişti. Sadece Miray’ı istiyordu bedenim. Onun içine girmek. Onun sürekli her şeyi yanlış anlayan hali, salak tavırları, sıkı götü, küçük memeleri… Çok kısa sürdü. Kısa sürede boşadım. Temizlenip çıktım. Kapıyı açık bırakmıştım. Onun beni izlediğini düşünmek… İzlememiş olmasına imkan yoktu. Fıtratında yoktu bir kere. Her şeye burnunu sokacaktı. Gülümseyerek girdim odaya. “Sen de bir gir istersen.” Dedim. “Ölürüm daha iyi.” Kapının kilidini açarak annelerin gülen şaşkın bakışlarıyla karşılaştım. “İçeri geçin hanımlar. Tüm evi başımıza topladınız.” “Gerçek mi bu?” İlk konuşan annemdi. “Gerçek olmasa neden kendilerini odaya kilitlesinler dünür.” Dedi Yasemin teyze. “Başka sebepleri de olabilir.” Miray haklı diyemedim. “Gerçek bir şey yok. Sadece bir yanlış anlaşılma var. Miray benim kardeşim gibi.” “Kardeşin gibi mi?” dedi Miray ve gülümsedi. Geri zekalı bu kız. Ne istiyor gerçekten annelerimin dünür olmasını mı? “Gibi fazla evet. Gerçekten kardeşim.” “Hayır değil canım ne münasebet.” Annem Miray’ı gelin olarak almaya pek hevesli duruyor. Nasıl ya? “Ben Miray kızımı pek severim.” “Gözümle gördüm dünürüm. Mirayla şu dolabın önündeydiler. Ağız ağıza.” Ne! “Anne vallahi öyle değil. Yasemin Teyze Allah aşkına başka kimseye şöyle deme.” Derin nefes aldım. Miray ortamdan keyifli benim çırpınışlarıma bakıyordu. “Aşağıda Miray beni kızdırdı odasına kaçtı. Ben de arkasından koştum. Öyle bir şey olsa odanın kapısını kapardım herhalde. Di mi Miray?” Başını salladı hemen. “Evet Çetin Abi.” Gülüyordu. “Abi deme.” Dedi annem. “Neden o zaman çenesini romantik romantik tutuyordun?” Yasemin teyze… ah Yasemin teyze. “Romantik tutmuyordum. Çenesini sıkıyordum. Elimde olsa dilini kopartacaktım.” “Aaaaa Çetin hiç sana yakışıyor mu? Beni seni böyle mi yetiştirdim?” “Durum bu. Herkes az önceki şeyi aklından silsin.” Herkesi ardımda bırakarak aşağıya indim. Hala alev alevdim. Kimseye söylemeden kabanımı elime alıp evden ayrıldım. Ali kapıdaydı. “İyi misiniz Çetin Bey?” “Deliğim Ali. Hiç değilim. Yürü gidiyoruz.” Arabaya bindim hemen. “Eve mi?” “Yok dolaş biraz sahilde.” Başka soru sormadı. Bir saat takılmışız dışarıda. Telefonuma mesaj geliyordu, çalışıyordu ama açmıyordum hiçbirini. Kimseye dert anlatacak durumda değildim. Kendime kızıyordum. Lanet olasıca uygulama olmasaydı şu an bunların hiçbiri yaşanmayacaktı. Annemleri tembihlemiş olmama rağmen eminim herkese yayacaklardı. “Eve geçelim Ali.” Eve gelince bir bardak viski koydum ve koltuğa attım kendimi. Telefonu elime alınca mesajlara ağzım açık kaldı. Hiçbiri önemli değildi de Giray’ın attıklarını korkarak açtım. Giray: Çetin bu ne demek? Giray: Kardeşimle ilişkiniz mi var? Giray: Cevap versene lan! Annemler ne diyor? Giray: Miray hani senin de kardeşindi? Aç şu telefonu diyorum sana. Mesaj atmayıp direk yüz yüze mi konuşsaydım dedim önce ama önden olanları anlatsam sonra yüz yüze konuşsam. Bu daha mantıklıydı sanırım. Annemlere anlattığım gibi anlattım mesajda ve kendimi izah ettim. Ettiğimi düşünüyorum. Onların bu durumdan hoşlanmasından kaynaklı durumu abartmışlardı. Gerçekten ne kadar çok istiyorlarmış. Cevap gelmedi. Ne bok yiyecektim şimdi! Bizim çocuklara mesaj attım. Cuma günleri buluşurduk normalde ama bugün onları görmek iyi gelecekti. Hepsi müsaitmiş. Yine aynı bara gittik. “Kıza hallendin mi lan?” dedi gülerek Kaan. Onlara doğrusunu anlatmıştım. “Nasıl oldu gerçekten anlamadım. Miray ya Miray. Dünyada kadınsız kalsam bakmayacağım biri. Yemin ederim bak.” Neyi kimi ikna etmeye çalışıyordum amına koyayım. “Demek öyle değilmiş.” Dedi Murat ama Erdem’in daha mantıklı bir açıklaması vardı. “Bence durum öyle değil. Şimdi Selene ile telefonda seks yaparken Miray’la da yakınlaşınca oldu. Bir de şey var… Bayadır kimseyle olmuyorsun Çetin. Vücudunun tepki vermesi normal. Tamam Miray o diyorsun ama sikin onu kadın olarak görüyor.” “Sağ ol Erdem içimi rahatlattın.” Dedim biramı dikleyerek. “Yani öyle olmuş olabilir tabi de şimdi ne yapacaksın? Annenler düğün hazırlıklarına başlamış baksana.” “Bu durumdan annemler kadar zevk almış gibisin Kaan hayırdır? Bak sinirlendirmeyin beni. Sadece rahatlamak istiyorum.” “Ne zevk alacağız oğlum. Sadece aşırı komik bir durum.” Dedi Kaan. “Bence senin rahatlamak için bir kadına gitmen lazım.” Düşünmek bile istemiyordum ama bunu da değerlendirmem gerekebilirdi. Bir gece bardan biriyle takılabilirdim. Ah Miray ah. Açmasaydın o tuvaletin kapısını ne güzel olurdu her şey. Eve geçerken Giray’a yine yazdım dönmedi. Sabaha kadar uyuyamadım. Sabah zombi gibiydim. Ne boktan bir Pazar geçirmiştim. Takımlarımı çekerek arabaya bindim. Yüzüm sirke satıyordu. Tam da bu konumda nasıl bakacaktım insanların yüzüne. İş ortaklarımdı bunlar benim ya. Yılmaz amca ne demişti acaba? Sinirlenmiştir kesin. Aklımdan çıkartamıyorum. Çıkartmam lazım ama yapamıyorum çünkü henüz kimseyi ikna edemedim. Miray’ın telefon numarası da yok bende. Keşke dün i********: bulup yazsaydım. Ben gittikten sonra evde neler olmuştu acaba? Araç şirketin önünde durunca iki dakika sonra kendimi gaza getirerek indim ve içeriye yürüdüm. Vücudum her zamanki gibi dik, bakışlarım olması gerektiğinden de sertti. Asansör yönetici katına çıkınca kendi odama değil Pınar’ın masasına yürüdüm. Pınar beden dilimi iyi anlardı. Tedirginlikle fırladı yerinden. “Günaydın Çetin Hanım.” “Ne!” “Ay çok özür dilerim Çetin Bey. Vallahi korkudan ağzımdan…” diye kekelemeye başladı. “Pınar seni buraya gömerim kimse de sesini çıkartamaz. Ağzından çıkanlara dikkat et.” Biri gey der biri hanım der. Sınanıyorum ben. “Peki efendim.” “Giray geldi mi? “Evet efendim odasında.” Cevap vermeden odasına yöneldim. Kapıyı çalmadan hızlıca açtım. Hiç tepki vermedi. Çantamı koltuğa atarak kabanımı çıkarttım. “Şu olayda aklanayım bana inanmamanın hesabını soracağım sana Giray.” Diye giriş yaptım. “Annelerimizin bu kadar boş boğaz ve dedikoducu olduğunu bilmiyordum. Onlara da iki çift lafım var. Dünden beri kafayı yiyeceğim. Bari sen inan bana.” hiç durmadan konuşuyordum. Sert mi bakıyordu, dövecek gibi miydi anlayamamıştım. Durdum. Birkaç saniye sonra kahkaha atmaya başladı ve derin bir nefes verdim. Elim istemsizce kravatıma gitti. “Seni bu halde görmek. Oğlummm ben inanmamıştım ki en başından beri. Sen ve Miray… Miray sana hayatta bakmaz.” dedi ve tekrar kahkaha attı. Ne vardı bu kadar gülecek. Bunlar ailecek çatlaklar. Neyim vardı benim… Bölüm sonu. Eğer bu satırlarda kendinden bir parça bulduysan ❤️ beğenmeyi, 💬 bir cümle bırakmayı, 🔖 kaydetmeyi ve 📩 bu hikâyeyi birine göndermeyi unutma. Çünkü bazı hikâyeler yalnız okunmaz… paylaşılır.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE