KÜLLERİN İTİRAFI

674 Kelimeler

​Deponun içindeki nemli hava, Aras ve Gece’nin üzerine bir dökümhane sıcaklığıyla çöktü. Aras’ın silahı Selim’e kilitlenmişti ama Selim’in yüzündeki o çarpık gülümseme, namlunun ucundaki adamın bir kurban değil, bir cellat olduğunu fısıldıyordu. Haşmet Bey, masanın kenarında, elindeki devir evraklarını bir zafer bayrağı gibi tutuyordu. ​"Gel bakalım Aras," dedi Selim, sesi deponun tavanında yankılanan bir hayalet gibiydi. "Babandan kalan mirası nasıl çarçur ettiğini izlemek için sabırsızlanıyordum. Bak, Haşmet Bey senin kapı dışarı ettiğin o gururuyla şimdi Karadağ Holding’in mezar kazıcısı oldu." ​Aras’ın dişleri birbirine kenetlendi. "Haşmet! O adam ailemizi yok eden adamla iş birliği yapıyor! Babamın vasiyetini, Gece’yi... Her şeyi hiçe mi sayıyorsun?" ​Haşmet Bey, hırıltılı bir kahk

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE