Aras’ın sert öpüşleri, Gece’nin zihnindeki tüm soruları birer birer yakıp kül ediyordu. Masanın üzerindeki o gizli dosya, çocukluk fotoğrafları ve anahtar... Hepsi, Aras’ın teninin sıcaklığı karşısında önemini yitirmişti. Gece, bunun bir tuzak olduğunu bilse de, Aras'ın o baskın ve sahiplenici gücüne teslim olmaktan kendini alamıyordu. Aras, hırıltılı bir nefesle Gece’nin boynuna yöneldiğinde, Gece ellerini adamın terli sırtında gezdirdi. "Beni mahvediyorsun," diye fısıldadı Gece. Aras durdu, başını kaldırıp Gece’nin puslu gözlerine baktı. Gözlerinde öyle yoğun bir arzu vardı ki, Gece bir an için nefessiz kaldığını hissetti. "Seni mahvetmiyorum Gece," dedi Aras, sesi zifiri karanlık kadar derindi. "Seni baştan yaratıyorum. Ve bittiğinde, benden başka kimseye ait olamayacaksın." Aras

