SİYAHIN HÜKMÜ

986 Kelimeler

​Sabahın ilk ışıkları İstanbul’un üzerine gri bir duman gibi çökerken, Gece aynadaki yansımasına bakıyordu. Gözlerinde artık o her şeyden korkan, Aras’ın bir bakışıyla yerin dibine giren kız yoktu. Dün gece kapısına bırakılan o siyah ipek kurdele, şimdi boynuna bir tasma gibi değil, bir madalya gibi dolanmıştı. Kurdeleyi boğazının tam ortasında zarif bir düğümle bağladı. Bu, Aras’ın otoparkta kendisine taktığı "ucuz asistan" damgasına verilmiş sessiz ama en sert cevaptı. Üzerine giydiği dar kesim siyah ceket ve kalem etek, ona profesyonel bir zırh sağlamıştı. Bugün, Aras Karadağ’ın en büyük ihalelerinden biriydi ve Gece, bu satranç tahtasında piyon olmadığını kanıtlamaya yeminliydi. ​Holding binasına girdiğinde, her zamanki çekingenliği gitmiş, yerine buz gibi bir kararlılık gelmişti. Top

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE