CAMDAN KAFES

861 Kelimeler
​O gece Gece için uyku, ulaşılamaz bir lükstü. Aras’ın "Yarın sabah sekizde kapıda olacağım" diyen o buz gibi emri, odanın sessizliğinde bir saatli bomba gibi tik tak yapıyordu. Boynundaki gümüş kolyenin soğukluğu, tenine her değdiğinde ona kime ait olduğunu hatırlatıyordu. Karanlıkta tavanı izlerken, mutfaktan gelen o hayali tıkırtıları duymamak için kulaklarını tıkadı. Aras’ın asabiyeti mi daha korkutucuydu, yoksa o gizli elin her kapıdan, her pencereden sızabilen sessizliği mi? Gece, bu iki devasa karanlığın arasında ezilen bir kum tanesi gibi hissetmekten yorulmuştu; ama artık en başa, otoyoldaki o çaresiz kıza dönmüştü. Direnmek, sadece daha fazla canının yanmasına sebep oluyordu. ​Sabah tam 07:55’te Gece kapısının önündeydi. Üzerinde en sade, en dikkat çekmeyen kıyafetleri vardı; sanki görünmez olmak istiyordu. Apartmandan çıktığında siyah lüks SUV’nin sokağın başında bir yırtıcı gibi beklediğini gördü. Aras, direksiyon başındaydı. Yan koltuğa oturduğunda, arabanın içindeki o yoğun, asabi enerji Gece’nin nefesini kesti. Aras’ın gözleri kan çanağı gibiydi; belli ki o da uyumamıştı. ​Aras, Gece’ye bakmadan arabayı sert bir hamleyle çalıştırdı. "Kolyeyi takmışsın," dedi, sesi bir kırbaç gibi şakladı. "Doğru bir karar. En azından hala hayatta kalmak için bir içgüdün olduğunu gösterir." ​"Efendim, dün gece için tekrar..." ​"Konuşma Aksoy," dedi Aras, vitesi hırsla değiştirirken. "Senin kelimelerin artık benim için bir değer taşımıyor. Sadece eylemlerine bakacağım. Ve şu andan itibaren eylemlerinin her saniyesi benim denetimimde olacak." ​Holdinge ulaştıklarında Gece’yi bir sürpriz bekliyordu. Kendi masasının tam karşısına, Aras’ın odasının girişine devasa bir güvenlik paneli ve iki yeni koruma yerleştirilmişti. Ofisteki diğer çalışanlar, Gece’ye sanki bir suçluymuş ya da bulaşıcı bir hastalığı varmış gibi bakıyorlardı. Aras, Gece’yi kolundan tutup doğrudan kendi odasına soktu. ​"Burada çalışacaksın," dedi Aras, odasının köşesindeki küçük, penceresiz bir ek çalışma alanını göstererek. "Dışarıdaki masan artık yok. Kimseyle konuşmayacaksın, kimseden dosya almayacaksın. Tüm iletişimini benim üzerimden yürüteceksin." ​Gece şaşkınlıkla etrafına baktı. "Ama bu... bu beni tamamen izole etmek demek. İşimi nasıl yapacağım?" ​Aras, Gece’nin üzerine doğru yürüdü. Onu duvarla kendi vücudu arasına sıkıştırdı. Elleri Gece’nin başının iki yanındaydı; bir kafesin parmaklıkları gibi. "İşin, benim güvenliğim altında olmak. O adam senin her anını fotoğraflayabiliyorsa, bu benim kalemimde bir delik var demektir. O deliği kapatana kadar, sen benim görüş alanımdan bir saniye bile çıkmayacaksın." ​Gece, Aras’ın gözlerindeki o asabi, neredeyse kontrolünü kaybetmiş ifadeye bakarken titredi. "Beni mi koruyorsunuz, yoksa kendinizi mi?" diye sordu cesaretinin son kırıntısıyla. ​Aras, Gece’nin yüzüne doğru eğildi. Sıcak nefesi Gece’nin dudaklarına çarpıyordu. "Aradaki farkı anlayamayacak kadar toysun. Senin başına gelecek her şey, benim otoriteme yapılmış bir saldırıdır. Ve ben, mülkiyetime saldırılmasına asla izin vermem." ​Gün boyunca Gece o küçük odada, Aras’ın gölgesi altında çalıştı. Aras, her telefon görüşmesinde, her toplantıda daha da asabileşiyor; en ufak hatada personeline dünyayı dar ediyordu. Gece, masasının altından telefonuna bakmak istedi ama Aras’ın gözleri her an üzerindeydi. Sanki görünmez bir iple ona bağlanmıştı. ​Öğle saatlerinde Aras’ın odasına holdingin güvenlik müdürü girdi. Yüzü bembeyazdı. "Aras Bey, dün geceki kamera kayıtlarını inceledik. Ancak... garip bir durum var. Gece Hanım odadan çıktıktan sonra koridor kayıtlarında bir kararma olmuş. On beş saniyelik bir boşluk var." ​Aras elindeki kalemi öyle bir sıktı ki, kalemin çatlama sesi odada yankılandı. "On beş saniye!" diye kükredi. "Ben size milyonlarca doları on beş saniyelik boşluklar için mi ödüyorum? O personelin tamamını kovun. Hemen!" ​Güvenlik müdürü odadan kaçarcasına çıkarken Aras, Gece’ye döndü. Bakışları o kadar asabiydi ki, Gece olduğu yerde küçüldü. Aras, masasının üzerindeki bir cam vazoyu elinin tersiyle yere fırlattı. Cam parçaları Gece’nin ayaklarının dibine kadar dağıldı. ​"Görüyor musun?" dedi Aras, sesi titreyerek. "Adam seninle benim aramdaki on beş saniyeyi bile çalabiliyor. Senin o sahte cesaretin, o siyah kurdelelerin bu adamın iştahını kabartmaktan başka bir işe yaramadı." ​Gece, gözyaşları içinde yere eğilip cam kırıklarını toplamaya çalıştı. "Ben sadece... özgür olmak istemiştim." ​"Benim dünyamda özgürlük yoktur Gece, sadece sadakat vardır," dedi Aras, Gece’nin yanına gelip onu saçlarından hafifçe tutarak ayağa kaldırırken. "Şimdi o camları bırak. Yarın bir lansman hazırlığı toplantısı var. Etrafımda neşeli, kendinden emin bir adam göreceksin. Kahkahalar atacağım, modellerle şampanya içeceğim. Ama sen... sen o kalabalığın içinde bile sadece benim gözlerime bakacaksın. Eğer bir an bile o adamı ararsan, eğer bir an bile benden başkasına odaklanırsan, seni o on beş saniyelik karanlığa mahkum ederim." ​Gece, Aras’ın bu tehditkar ama bir o kadar da sahiplenici tavrı altında ezildiğini hissetti. Aras ona bir "camdan kafes" inşa etmişti. İçerisi güvenli görünüyordu ama her yer keskin cam kırıklarıyla doluydu. ​Akşam Aras onu yine bizzat eve bıraktı. Apartmanın girişine kadar ona eşlik etti. "Kapıyı kilitle. Kimseye açma. Ben gelene kadar dünyayla bağını kes," dedi ve arkasını dönüp gitti. ​Gece dairesine girdiğinde, artık korku hissetmiyordu; sadece derin bir boşluk vardı. Işığı açtığında, mutfak masasındaki bardağın yanına bırakılmış küçük, kurutulmuş bir menekşe gördü. Ama bu kez yanında bir not yoktu. Sadece menekşenin taç yaprakları, bir insanın parmak izi gibi ezilmişti. ​Gece, Aras’ın kolyeyi takması için yaptığı baskı ile bu gizli takipçinin "sessiz takibi" arasında bir seçim yapamıyordu. Aras onu bir diktatör gibi eziyordu, bu gizli el ise onu bir hayalet gibi soluyordu. Gece, yatağına uzandığında boynundaki kolyeyi sıktı. Aras’ın asabiyeti, en azından gerçekti. Dokunabiliyordu, duyabiliyordu. Takipçisi ise bir hiçlikti. Ve Gece, o an fark etti ki; Aras’ın bu korkunç baskısı, aslında onu o hiçlikten koruyan tek kaleydi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE