Giydiğim kırmızı dekolteli elbisenin son düzeltmelerini yaptıktan sonra dudaklarıma cüretkar bir kırmızı ruj sürdüm. Saçlarım her zamanki gibi salıktı fakat makyajımın ağırlığından dolayı küçük bir denge sağlamıştım. Elbisemin eteğinin kumaşına elimle dokunup boydan parfüm sıktım. Yıllardır sürdüğüm okyanus kokusuydu. Severek almıştım ve hep kullanırdım. Kırmızı allığı çok hafif parlak fara batırıp yanaklarıma doğru keskin bir çizgi ile sürdüm. Saçlarıma da yalnızca maşa yapmıştım. Saçlarımdan yayılan okyanus kokusu burnuma dolmuştu. Bugün çok şık görünüyordum. ''Çok iyi görünüyorsun'' Rümeysa'nın beğeniyle süzdüğü bakışlarına gülümseyerek ellerimi saçlarımdan geçirdim ardından eteğimin yere değmemesini sağlayarak çantamı koluma taktım. Kırmızı elbisemin derin göğüs dekoltesi ve omuzlar

