Cama vuran yağmur damlalarının sesi zihnimde garip bir ahenk oluşturuyordu. Her bir damla korkularımla yüzleştiriyordu beni. Küçük küçük sıvılar camdan aşağı süzülüyordu. Soğuktu hava. Koltuğa çömelip sessizce yağmuru dinlemeye başladım. Pencere kapalı olmasına rağmen sesi odada yankılanıyordu. Çalışma odanın kırmızı ışığı gözlerime gözlerime vuruyordu. Yüzümde az önceden kalma bir telaş vardı ama sakin kalmaya çalıştım. Tekrar tekrar yağmur yağmaya devam etti, gittikçe hızlanmaya başlamıştı. Şimşeklerden korkmazdım ama cama yakın bir yerde bulunduğum için ürpermiştim biraz. İki kolumu birbirine sarıp onu beklemeye başladım. Odada konuşacağız demiş ve beni burada bırakmıştı. Hala görünürde yoktu. Düşünmeliydim. Nasıl bir yalan bulacağımı ya da ne diyeceğimi bilmiyordum. İşin son

