Uzman Çavuş Ali Kaya'nın vurulması, Şahinler timinin yüreğine kor gibi düşmüştü. Yüzbaşı Murat Demir'in gözlerinde derin bir öfke ve kararlılık okunuyordu. Ali, sadece bir silah arkadaşı değil, aynı zamanda timin en güvenilir ve saygı duyulan üyelerinden biriydi. Onun kanı yerde kalmayacaktı.
"Emre, Ali'nin durumu nasıl?" diye sordu Demir, çatışmanın yaşandığı koridorda etrafı incelerken. Serkan, yerde yatan terörist cesetlerinin arasında olası bir tuzak olup olmadığını kontrol ediyordu. Ayşe, Ali'nin yanında, umutla tıbbi ekibin gelmesini bekliyordu.
"Nabzı hala zayıf Yüzbaşım. Kan kaybı çok fazla. Bir an önce müdahale edilmesi gerekiyor," diye yanıtladı Emre, sesi endişeyle dolu bir şekilde.
Demir, yumruklarını sıktı. İhanetin bedelini Ali canıyla ödüyordu. Bu ihaneti yapan kişi kim olursa olsun, cezasını çekecekti.
"Serkan, bu koridoru ve çevresini didik didik et. Bize pusu kuranların izlerini ara. Belki köstebeğe dair bir şeyler bulabiliriz," diye emretti Demir.
Serkan, dikkatlice etrafı incelemeye başladı. Yerdeki ayak izleri, kullanılan silahların türleri... Her bir detay, onlara bir ipucu verebilirdi.
Bu sırada, telsizden komuta merkezinin sesi duyuldu. "Şahinler timi, tıbbi destek ekibi yolda. Yaklaşık on beş dakikaya orada olacaklar. Durum hakkında son bilgi verin."
Demir, telsizi eline aldı. "Komutanım, Uzman Çavuş Ali Kaya vuruldu, durumu kritik. Ayrıca, bu pusunun sızdırılan bilgiler sayesinde kurulduğuna eminiz. İçeride bir köstebek var ve onu bulacağız."
Komuta merkezinden gelen cevap bu kez daha farklıydı. "Yüzbaşı, bu konuyu ciddiye alıyoruz. Tıbbi ekip geldikten sonra, sizden de detaylı bir rapor alacağız. Şimdilik önceliğiniz bölgedeki güvenliği sağlamak."
Demir, komuta merkezinin değişen tavrından hafif bir umut ışığı sezdi. Belki de Ali'nin vurulması, onları bu ihanet meselesini daha ciddiye almaya itmişti.
Serkan, yerden küçük, metal bir parça buldu. Demir'e uzattı. "Yüzbaşım, bu ne olabilir?"
Demir, parçayı eline aldı. Üzerinde minik bir devre ve birkaç kablo vardı. "Bu... bir dinleme cihazı parçası. Buraya birileri dinleme cihazı yerleştirmiş olabilir."
Emre, hızla telsiz ve elektronik harp cihazlarını kontrol etmeye başladı. "Yüzbaşı, telsiz hatlarımızda anlık kesintiler tespit ettim. Biri bizi dinliyor olabilir."
İhanetin kanıtları yavaş yavaş ortaya çıkıyordu. Birileri, Şahinler timinin her adımını takip ediyor, teröristlere anlık bilgi aktarıyordu. Bu köstebek, timin içinde olabileceği gibi, karargahın derinliklerinde de saklanıyor olabilirdi.
Tam bu sırada, Ayşe'nin yanından acı bir inleme sesi duyuldu. Ali'nin durumu kötüleşiyordu.
"Dayan Ali, dayan! Birazdan tıbbi ekip burada olacak," diye fısıldadı Ayşe, Ali'nin elini sıkıca tutarak.
Demir'in içindeki öfke daha da büyüdü. Bu ihanetin sorumlusu, Ali'nin acısının ve timin yaşadığı tehlikenin baş müsebbibiydi. İntikam yemini etmişti. O köstebek bulunacak ve en ağır şekilde cezalandırılacaktı.
Tıbbi ekip nihayet mağaraya ulaştı. Hızla Ali'ye müdahale etmeye başladılar. Demir ve diğer tim üyeleri, umutla onların çalışmasını izliyorlardı.
"Yüzbaşı," dedi Emre, Demir'in yanına gelerek. "Ele geçirdiğimiz telsiz cihazlarından birinde, şifreli bir konuşma kaydı buldum. Çözmeye çalışıyorum."
Demir'in bakışları kararlılıkla parladı. Köstebeğin izi, yavaş yavaş belirginleşiyordu. Şahinler timi, sadece teröristlerle değil, aynı zamanda içlerindeki düşmanla da amansız bir mücadeleye girecekti. Dağların sessizliği, yakında patlayacak olan büyük bir hesaplaşmanın habercisiydi.