"Bazı gemiler sessiz kalkar, rıhtımda hiç kimse el sallamaz..." Ellerimi saçlarımın arasında gezdirmiş, aynanın karşısında özenle düzeltiyordum. Üzerime beyaz bir elbise, saçlarım gibi mavi topuklu bir sandalet giymiştim. "İşte..." dedim kendi kendime. "...işte Mina Çavuş." Kendi eksenimde dönüp eteğimi havalandırmış ve sonrasında yalandan , biri görürmüş gibi, ellerimle kapatmaya çalışmıştım. "Eğleniyor gibisin..." Ansızın yanımda biten Şam şeytanı ile yüzümdeki tüm pozitiflik yerle bir olmuştu. "Ne mümkün?" dedim kızıl gözlerine bakarak. Ellerini beli üzerinde toplayıp askeriyede bana verilen bu büyük odanın içinde gezinmeye başladı. "Nedense, bir kedi gibi, dört ayağının üzerine düşüyorsun." dediğinde derince nefes aldım. "İnsanlar bir konuda ikiye ayrılır, derler. Bil

