Uzay Heykelci Kargısan; Stresten ölmek üzereydim. Sabah erkenden kalkıp hastaneye gelmiştik. Jeremy sabahın köründe kalktığı için biraz huysuz olsa da hastaneye gidene kadar ayılmış ve eski haline dönmüştü. Yolda olan bir kaza yüzünden geç kalan doktorumuz Demet hanımın yüzünden koridorda beklerken oldukça sıkılmıştık. Her saniye biraz daha stres olurken bir an önce bitmesi için dua etmeye başlamıştım. Bebeğime bir şey olmayacaktı. Çok sağlıklı olacaktı. Sapasağlam kucağıma alacaktım. Buna inanıyordum. Bebeğim her şeyi yenecekti. Jeremy omzuma dokunduğunda nefes nefese kaldığımı fark ettim. "Uzay, iyi misin bir tanem?" ona sarılıp "Jeremy iyi olacak değil mi? Bebeğim iyi olacak? Kucağıma alacağım değil mi?" ağlamaya başladığımda saçlarımı okşadı. "Şişt! Uzay bana güven meleğim. O iyi ola

