Uzay Heykelci; Sabah beni babam uyandırmıştı ve bana biraz garip davranıyordu. Kahvaltı boyunca sürekli ağzıma bir şeyler tıkıştırmıştı. Kahvaltıdan sonra ise bahçeye çıkarmış bahçede yürümüştük. Sürekli bana derin nefes almamı söylüyordu. Yorulduğumu söylediğimde beni kucağına almaya çalıştı ama 55 yaşında olan bir adamın beni taşıyabileceğini zannetmiyordum. Onu zorla ikna edip geri yürüdüğümüzde bahçede bizi bekleyen Hulusi Bey'i gördüm. Beni gördüğünde ayağa kalkıp kollarını açtı. Biraz şaşırsam da yaklaştığımda sarılmasına karşılık verdim. "Nasılsınız kızım?" "Teşekkür ederim Hulusi Bey. Siz nasılsınız?" "Çok iyiyim kızım. Hadi gel bak size ne aldım?" beni çekiştirerek bahçedeki kamelyaya oturttu. Eline masanın üzerindeki tepsiyi aldı. Tepsinin içinden baklavayı uzattı. Almak için el

