"Sonunda." Başımdaki Adin'i gördüğümde elimle itekledim. "Bak ya." "Git. Uzak dur benden. Üç kağıtçı seni." "Üç kağıt mı? Aşk olsun." "Yaptığın hareket dürüstçe miydi sence?" "Kararın sana ait olduğunu söylemiştim." "Ama ben kabul etmemiştim." "Ama bu benim umurumda değil." "Sen de benim umurumda değilsin artık. Gitsene ya!" diyerek arkamı döndüm sinirle, örtüyü kafama çekip. "Aç şunu." "Git." "Subnaları anlatacaksın daha. Bak, sen de benden bir şeyler saklıyorsun." "Bir şeyler sakladığını itiraf etmen ne güzel."Kafamı örtüden çıkarttım. "Ayrıca, sadece bir kolyeydi. Nerden bileyim ne anlama geldiğini?" "Bakayım kolyene." "Dokunma." dedim eline vurup. "Bak! Sinirleniyorum yavaş yavaş." "Kudur." "Lâl!" "Delir bi köşede. Beni de rahat bırak." Eli tekrar kolyeye gittiğin

