"Bak ben birazdan şuraya bayılıyorum." dedim, parmağımla gösterirken. "Beni tut." "Abart." "Üç saat oldu be. Ne demek abart. Canım olsa çoktan çıkardı zavallım. Yok diye de üstüme bu kadar gelinmez ki ama." Kahkaha atınca, olduğum yere oturup arkamdaki ağaca yaslandım. "Hadi ama." "Bence ben kimsenin karşısına çıkmadan bayılır kalırım. Daha fazla çalışmayalım. Zaman kaybı." "Bu sene drama kraliçesi ödülü verilirse seni en başa yazalım bence. Hatta kimse seninle yarışamaz. Direkt verelim tacı sana." "Sus. Konuşturma. Yorgunum." "Tamam. Hadi dinlen biraz." Adin yanıma oturup tek bacağını kendine doğru katladı ve kolunu üstüne koyarak ileriye baktı. "Biraz mı?" dediğimde bana döndü. "Abartmayalım." "Abartalım ya. Nolur. Şöyle beş, on, yirmi gün dinlenelim. Ben çok yoruldum." "As

