"Beni içeride yemezler değil mi?" "Okul yönetimi bizi korumak için var." "Yemezler yani." "Lâl. Girecek miyiz artık?" Dudağımı büzüp "Peki." dedim. Ve içeride beklediğimin aksine karanlık tipler yerine gayet de öğretmene benzeyen beş adam bir de kadınla karşılaştım. "Gerçek mi bu?" diyerek yanıma yaklaştı kadın. "Şu hale bak." Tam olarak inanmadığı neydi acaba? "Büyü kitabını bizden saklamanı es geçersek..." Adin, konuşan adamın sözünü kesti. "Kitap benimdi. Size hesap vermem gerekmiyordu." Sözleriyle karşısındakine zarar verebilse, karşısındaki adam bin parçaya bölünmüş olurdu. "E-evet." dedi adam yutkunarak. "Görmek istediğiniz başka bir şey var mı?" "Senin kanından." Kadın, değerli bir eşya incelercesine bana bakıyordu. Adin sakince başını salladı. "Çok güzel..." diye mırıldan

