Kahveyi fincanlara paylaştırırken elleri titriyordu. Hayatının en zor, bir o kadar da güzel gününü yaşıyordu. İçeride sevdiği adam ve onun annesi oturuyordu. Ve Kerime Hanım onu birazdan ağabeyi ile annesinden oğlu Kenan için isteyecekti. Geçmişte yaşadıklarını anımsadıkça, şimdiki bu durumu garipsemeden edemiyordu aslında. Elinin birini hızla atan kalbinin üstüne koydu. Geldikleri bu duruma hâlâ daha inanamıyordu. Kenan’a kavuşacağı anı ne de çok beklemişti! Şimdi tüm istekleri ve hayalleri bir bir gerçekleşiyordu. "Nazlı, nerede kaldı kahveler?" diyerek mutfaktan içeri girdi Elif. Genç kadın titreyen ellerini göstererek, "Ben kahveleri dökmeden götüremeyeceğim sanırım," dedi. Elif ise görümcesinin gözlerinden okuyordu mutluluğunu. Onun için çok seviniyordu. "Sen götürmelisin canım,

