Nestor Dajan'ı arkamda bırakırken yüzümdeki gülümseme artmaya devam ediyordu. Sanırım tüm bu hengâmenin arasında ilk kez mutlulukla gülmeyi başarabilmiştim. Gerçi Trey, sonunda inadını kırıp beni mutlu ettiğinde de gülmüş olabilirdim. Ama Dajan'ı dövmeyi kesinlikle hiç bir şeye değişmezdim. Aynı şekilde ona sertçe vurduğum her darbede çıkardığı acı dolu sesi de öyle. Bedeninde sayemde oluşan morlukları birkaç gün taşıyacağı bilerken, hissettiğim mutluluğun katlanarak artması hoşuma gitmişti. Adımlarımı daha da hızlandırıp olmak istediğim yer olan evime ilerlerken rahatsız edici bakışlar yine beni takip ediyordu. Bu durum hala sinir bozucu olsa da, şu an sinir olamayacak kadar mutluydum. Dakikaların sonunda evimin önüne geldiğimde cebimde bulunan anahtarla kapıyı açtım. Gözlerim duvardak

