Tolga’nın duruşma gününe yalnızca iki gün kalmıştı. Öğleden sonra mahkemeye çıkarılacak, ardından da hapishaneye gönderilecekti. O gün yaklaştıkça herkesin içinde sıkışıp kalan gerilim daha da büyüyor, nefes almak bile zorlaşıyordu. Elif ameliyattan çıkmış, yoğun bakıma alınmıştı. Hâlâ tedbir amaçlı uyutuluyordu. Onun o hareketsiz, sessiz hali; yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide gidip gelmesi, sevenlerinin kalplerini her gün biraz daha sıkıştırıyordu. Yusuf ise perişandı. Sakinleştiricilerle ayakta tutuluyordu. Uyutulduğunda derin bir boşluğa gömülüyor, uyandığında ise ilacın etkisi hâlâ üzerindeyse bir hayalet gibi dolaşıyordu. Etki azaldığında ise öfke patlamalarıyla ortalığı birbirine katıyordu. Hayatı boyunca güçlü, dimdik durmuş o adam; şimdi kırılmış, parçalanmış bir hâlde, sadece
Ücret ödemeden günlük olarak güncellenen sayısız kitap ve hikayeyi okumak için QR kodunu tara ve hemen indir


