"Sarhoş musun?" "Ne, hayır?" "Sarhoşsan, sana bu geceyi hatırlatacağım." "Ziyanı yok, unutmayacağım." "Savaş," diye mırıldandım yüzüm boynunun girintisinde gizli kalmaya devam ederken. Dinlediğini belli eden bir mırıltı çıkardı. Arkamda bağlı duran ellerinin sıkılığı ilk sarıldığındaki hâli kadar güçlüydü hâlâ. Ondan ayrılacağımı belli eden kıpırdanmamı hissedince o da ellerini çözdü. Loş aydınlıktaki odanın tam ortasında durmuş yüzünü seyrediyordum, bunun bir lütuf gibi hissettirmesi doğru değildi. Aklıma gelenle, "O gün..." dedim hatırlatmasını deneyerek. Sonra utanç verici bir şey söylüyor gibi yüzümü buruşturarak güldüm. "...dışarıda dans ettiğim gün." Hatırladığını belli etmek isteyerek başını salladı, ciddi yüz ifadesi ve keskin bakışlarıyla devam etmemi bekledi. Gülümsememi so

