Kaburgamın arasına bağlanan kızgın ipe güçlü bir düğüm atılmıştı ve o ipin diğer ucunun nereye bağlı olduğunu bilmiyordum. Kolumu kıpırdatacak halim yoktu ve bana bir şeyleri çok görmüş gibi hissettiren bu dünyaya biraz kırgındım. Parmaklarımın ince kemikleri bile sızlıyor gibiydi ve bu mental hastalık beni öldürecek güçteydi. Buna da kızgındım, onu kendime dert edinmeme de kızgındım, ona hiç dert olamayışıma da. Pencereyi birkaç dakikalığına açıp odayı temiz havayla doldurdum ve bu esnada tenimi yakan soğuk havadan dolayı üzerime şal almak için içeri gittim. Dolaptan aldığım bej rengi şalı omuzlarımdan sarkıttım ve her zaman olduğu gibi kalorifere sırtımı yasladım. Bir anda büyük bir şangırtı kopunca kulağımın dibinde bomba patlamış gibi korku dolu gözlerle etrafıma bakındım. Bağırmak i

