Acı

271 Kelimeler
"Baksanıza ne tatlılar." "Çok şekerler." "Anka bu haliyle bile yatağına erkek atabiliyorken ben nasıl bu yakışıklık ile kız düşüremem" diyen bizimkiler ile gözümü açtım. Rüzgar ile beraber uyuyakalmışız. Ben alçılardan dolayı sırt üstü dümdüz yatarken Rüzgar kolunu omzuma atıp kafasını saçlarımın arasına daldırmış. "Günaydın kanka!" diye bağıran Ece ile Rüzgar da uyandı. "Gidin başımızdan uyumak istiyorum ben." diyen Rüzgar'a "Sana şu alçı ile bir uçarım görürsün gününü. Kalk yatağımdan." dedim. Rüzgar yataktan kalkarken aklıma Kaan ile de böyle yakınlaştığımız geldi. "Acıktım lan ben." dedim. Konuyu değiştirmek istiyordum. "O zaman herkes kahvaltıya " dedi Ece ve kapıdan çıkarken göz devirdim. Ben nasıl ineyim aşağıya? İlla uğraştıracak. Rüzgar hariç herkes odamdan çıktılar. Bende yataktan yavaş yavaş kalkmaya çalışırken iç organlarıma bir şey baskı yapıyor gibi canım acıdı ve geri yatağa uzandım. Lanet olsun soluk alıp verirken bile canım acıyordu. "Canın mı yandı?" diye sordu Rüzgar. "Yok be ne canımın acıması. Sadece kalkmaya üşendim." dedim. Amına koyayım. Kırık kaburgam nefes almamı zorlaştırırken canımın acısını bastırmak için yorganımı sıkmaya başladım. "Ben hemen kahvaltını buraya getiriyorum. Sonra ilaçlarını alırsın. Ağrın hafifler." dedi Rüzgar ve odamdan çıktı. Birisi kesin bana beddua etti lan. Bu ne acı! Nefesimi tutsam acı diner mi ki? Bence mantıklı. Derin bir nefes aldım ve ağzımı burnumu kapattım. Yaniii. Pek bir değişiklik yok gibi. "Ölmek istiyorsan bu işe yaramaz." diyerek odama giren Rüzgar ile nefesimi verdim. "Sadece bir şey deniyordum." dedim. "Öyle olsun. Hadi bunları sana yedireyim de ilaçlarını iç." dedi Rüzgar. "Gerek yok ben yerim." dedim. "Anka sana bir şey sorabilir miyim?" diyen Rüzgar ile ona döndüm. "Kafanla zorun mu var? İnat etme de yedireyim." dedi ve kahvaltılıkları zorla ağzıma sokmaya başladı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE