NAZLI ( kara peçe)
Kalbim o gittikten sonra normal ritmine döndü.Bu Yüzbaşı bana iyi gelmeyecek.En iyisi uzak durmak.Kara Peçe'nin ben olduğumu anlar.
Traş malzemelerini toplayıp Osman'ı beklemeye başladım.
Yarım saat sonra Osman nefes nefese berber dükkanına girdi.Sinirle ayağa kalkıp Osman'ın karşısına geçtim.
''Nerdesin sen ? Kaç saatdir buradayım.'' Dedim ve Yüzbaş'ın verdiği parayı uzattım. '' Al, bir müşteri geldi.Sen ve Çırağın olmadığı için iş başa düştü.'' Dedim
Osman para itip ,şaşkınca bana baktı.
'' Bu para senin hakkın.Şimde söyle bakalım,sen herkesi traş etmezsin.Özel biri mi?'' dedi Osman
Parayı cebime atıp , Osman'a döndüm.
'' Saçmalama Osman, Ben arabadayım dükkanı kapat gel.'' Dedim ve dışarı çıktım.
Arabaya binip kontağı çalıştırdım.Telefonuma gelen mesaj sesiyle irkildim.Telefonumu elime alıp tam mesajı açıyordum ki Osman arabaya bindi.
Bir telefona bir de Osman' a bakıyordum.
'' Hadi Nazlı ,gitmiyor muyuz?'' dedi Osman. Telefonu titreşime alıp cebime koydum.
'' Tamam gidiyoruz.'' Dedim ve arabayı çalıştırdım.
Acaba kim atmıştı.Yoksa muhbirlerden mi?Hangi muhbir acaba? Telaşlanmıştım önemli bir haber mi?
Kara Peçe olduğumu ve intikam planını iki kişi biliyor.Biri teröristlere diğeri askere yakın iki kişi.
Osman'ı hemen bırakıp mesaja bakmalıydım.Hızımı artırıp sonunda ilçeye vardık.
'' Ne bu acele baytar.İçim dışıma çıktı.'' Dedi Osman ve arabadan indi.
'' Senin yüzünden geç kaldım.Köye otobüsle dönersin artık.'' Dedim. Ve gaza basıp Kızıl Dağa sürdüm.Arabamı çalılarla kapatıp gizli yerime girdim.
Telefonu çıkarıp mesaja baktım.
''-Hoşgeldin partisi var. '' yazıyordu.Mesaj dağdaki muhbirden geliyordu.Telefondan saate baktım, tam zamanında gelmiştim.Hergün bu saatlerde konuşurduk.Mesaj attığına göre önemli bir mevzu var.
Telsizi alıp kodları girdim.
'' Yuvasız konuşuyor Tamam'' dedim ve beklemeye başladım.Bir dakika sonra muhbir konuştu.
''Haberci konuşuyor Tamam'' dedi
'' Parti yeni gelen ekip için mi?'' dedim
'' Evet.''
''Ne zaman ,nerede?'' dedim
'' Saat yedide, Sarmaşık Karakolunda''dedi
'' Tamam anlaşıldı.'' Dedim
'' Tamam.''dedi
Telsizi bırakıp düşünmeye başladım.
Ne yapacağım şimdi? Karakola haber vermeliyim ama nasıl?.Karakoldaki muhbire söylesem.Olmaz kimliği ortaya çıkabilirdi.En iyisi Kara Peçe olarak söylemeliyim.Ama kime? Buldum İstanbullu Yüzbaşı , bilmiyorum ama ona güveniyorum. Yinede yanında olmak istiyordum.Hazırlanıp Sarmaşık Karakoluna yol aldım.
************
Sonunda karakola vardım.Dürbünle karakola bakıyordum.Önümde telsiz kulesi içeride bir asker telsizin başında.Elime telsizi aldım,yüzüme peçemi kapatıp konuşmaya başladım.
'' Levent Yüzbaşıyıla konuşmalıyım.'' Dedim
'' Burası bir askeriye,adınızı söyleyin.''dedi Telsiz kulesindeki asker ve elindeki çayı yudumladı.
'' Şimdi elindeki çayı bırak ve Levent Yüzbaşıyı çağır çok önemli.'' Dedim ve dürbünle askeri izlemeye başladım.
Asker etrafına bakıp telsizi eline aldı.
''Sen nasıl bildin.Yoksa '' dedi ve tabancasını çıkarıp pencereden dışarı baktı.
'' Eğer ölmek istemiyorsan şimdi Levent Yüzbaşıyı çağır.'' Dedim ve dürbünü elime aldım.Telsiz kulesine bir asker girdi.O da etrafına bakıp dışarı çıktı.Bir iki dakika sonra Yüzbaşı geldi.Telsiz kulesindeki askeri kaldırıp yerine kendisi oturdu.
'' Ben Yüzbaşı Levent .''
''Size ulaşmak çok zor oldu Yüzbaşı.'' Dedim
'' Ne istiyorsun? Kimsin?''
'' İlk önce odadaki herkes çıksın.'' Dedim
''Neden bunu yapayım?''
'' Söylediklerimi yapsan iyi olur. Y oksa çok şey kaybedeceksin'' Dedim
''Tamam.'' Dedi .Bende dürbünü alıp izledim .Askerleri çıkarıp telsizin başına geldi.
''Söylediklerini yaptım.Şimdi sen söyle .Kimsin? '' dedi
'' Aslında beni tanıyorsun,ben Kara Peçe.''
'' Ne istiyorsun benden?'' dedi
'' Saat yedide karakola bir saldırı düzenlenecek.Sizi uyarmaya geldim.''
'' Sana neden inanayım? ''dedi .
'' İnanıp ,inanmamak sana kalmış? '' dedim telsizden ses gelmedi .Telaşla dürbünü elime alıp izlemeye başladım.Yüzbaşı başındaki beresini çıkartıp saçlarını karıştırdı.Telsizi eline alıp mandalına bastı.
''Neden yardım ediyorsun?'' Dedi sıkıntıyla
'' Belki bir hayranınım.Sana birşey olmasını istemiyorum.'' Dedim
''Bu durumda sen bir kadınsın ''dedi
'' Neden ki.Hayranlar erkek de olabilir.'' Dedim
''Ne!''
'' Dikkatli olun '' dedim ve telsizi kapattım.Telefondaki saate baktım,daha bir saat vardı.Güvenli bir yer bulup beklemeye başladım.
*************
Silah sesleri başlamısıyla silahımı alıp yardım ettim.Teröristler iki ateş hattında daha fazla dayanamadı ve geri çekildiler.Malzemeleri toplayıp çantama koydum.Önce gizli yere gidip üstümü değiştirdim.Sonra arabama binip eve doğru sürdüm.
Arabayı evin önüne park edip eve girdim.Annem elinde oklava bana bakıyordu.
'' Nerdesin sen?Telefonunda kapalı,meraktan öldüm.'' Dedi Annem
'' Yemişli Köyünde bir salgın varmış.Tüm inekleri kontrol edip kan aldım test içinde ilçeye gitmem gerekti.Telefonumda şarjı bitmiş.'' Dedim.Anneme yalan söylemek beni üzüyordu.Ama mecburdum eğer öğrenirse bana engel olurdu.
''Bir yere gideceğin zaman önceden haber ver.'' Dedi ve bana sıkıca sarıldı. Kollarımı sıkıca anneme doladım ,kokusunu içime çektim.
'' Hadi üstünü değiş .Yemek yiyelim.'' Dedi
'' Tamam.'' Dedim ve yukarı çıkıp banyo yaptım.Üstümü giyip divana(eski zamanlarda tahtadan yapılan, sabah oturmak için akşam da yatak olur.) oturdum.Dolaptan bir havlu alıp kuruttum.Çıkardığım kıyafetlerin kontrol edip makineye attım.Yüzbaşının verdiği parayı alıp divana uzandım.
Ondan ne kadar uzak olsam ,kader yolumuzu bir şekilde birleştiriyordu.
'' Nazlı hadi sofraya kızım.'' Annemin sesiyle parayı kitabın arasına koyup aşağı indim.
YÜZBAŞI LEVENT
Kara Peçe doğru söylemişti.Tam yedide karakola saldırı oldu.Aklımda hala cevaplanmamış sorular vardı.Kim bu Kara Peçe ve Neden yardım etti.?Beni nereden tanıyor.
Belki sadece bir hayran.İyice saçmaladım.Başımda bela gani.Birde cinsiyeti belli değil bir hayranla uğraşamam.
''Komutanım daldınız?'' dedi Yüzbaşı Oğuz
'' Berberdeki kızı mı düşünüyorsunuz ?'' dedi Üsteğmen Fuat sırıtarak
''Ne düşüneceğim o kızı ,erkek gibi birşey zaten.Tam bir oğlan çocuğu.Ben kadın gibi kadınlardan hoşlanıyorum.Kadın önce göze sonra kalbe hitap etmeli. ''dedim
'' Haklısın komutanım senini duyana kadar kadın olduğunu bile anlamadım '' dedi Üsteğmen Umut
'' Levent Komutanım'' dedi Samet izin ister gibi.
'' Söyle bakalım .'' dedim bıkkınca. Samet'i tanıyorsam gözlem konusunda üstüne tanımam.
''Yakında komutanım,Çok yakında fikirleriniz değişecek.Adım gibi biliyorum.'' Dedi ve yatağına yattı.
'' Beni bir berbere mi yakıştırıyorsun?'' dedim
'' Sizin kimi seveceğinizi tek kalbiniz yakıştırır.'' Dedi
Tamam kıza haksızlık etmiş olabilirim.Gözleri,saçları hele gülüşü beni biraz etkilemiş olabilir.Ama bu oğlan çocuğuna benzemesini değiştirmez.
'' Yeter lan yatın.'' Dedim
**********
Sabah erken kalkıp sabah içtimasını yaptım.Kahvaltıyı yapıp eğİtim alanına gittik.Teğmen Hakan , Başçavuş Turan ve Uzman jandarma Gökalp atış talimi yapıyorduk. Teğmen Hakan ve Başçavuş Turan'la iyi anlaştık ama Uzman jandarma Gökalp 'a kanım ısınmadı.
Bir asker tekmil verip önümüzde durdu.
''Özcan Güneş Tokat komutanım veteriner geldi.'' Dedi
Teğmen Hakan' a döndüm.
'' Neden veteriner çağırdınız.'' dedim
'' Komutanım habil ile kabil adında iki köpek var. '' dedi
'' Tamam hadi gidelim.'' Dedim ve Askerin peşinden takip ediyoruz.Asker avuluda durdu.İleride bir kişi köpekleri severiyordu.Hakan teğmenin seslenmesiyle bize döndü.
''Nazlı '' dedi
Ama bu kız berberdeki kız.
'' Hakan Abi '' dedi ve sarıldı
'' Bana sarılmak yok mu?'' dedi Başçavuş Turan sitemle.Nazlı önce asker selamı verip tekmil verdi.
'' Nazlı Şimşek Ankara Emrediniz komutanım.'' dedi ve sarıldı.
''Deli kız ,artık yanımıza uğramaz oldun.'' Dedi Başçavuş Turan
''Gelemedim.Çok istedim ama olmadı.Buraya sadece -parmağıyla köpekleri gösterdi- onlar için geldim. O çok severdi.'' Dedi
Gökalp öne çıkıp Nazlı'ya sarıldı.
'' Beni unutun mu?'' dedi Gökalp
'' Unutmadım Gökalp abi '' dedi Nazlı .
Nazlı 'nın abi dedine bozuldu mu yoksa bana mı öyle geldi.Neyse canım onların arasında birşey.Biraz da uzun sarıldılar.Gökalp da kollarını ahtopot gibi sarmış kıza.Umrumda hiç değil ama komutan var karşılarında.Dikkat çekmek için öksürdüm.Nazlı ayrılıp bana ve ekibime baktı.
'' Hakan abi yeni askerler mi geldi?'' dedi Nazlı
'' Evet İstanbuldan geldiler.'' Dedi
Yanımıza gelip elini uzattı.
'' Tanışamamıştık ben Nazlı Şimşek.'' Dedi ve bana uzattı.
'' Yüzbaşı Levent.'' Dedim
Nazlı ekibin diğerleriyle tanışmaya başladı.
'' Yüzbaşı Oğuz.''
'' Üsteğmen Fuat''
'' Üsteğmen Umut.''
'' Üsteğmen Samet.'' Dedi ve el sıkıştılar.Nazlı Hakan Teğmen'e döndü.
'' Habil ile Kabil'i muane ederken biri yardım edebilir mi?'' dedi
Gökalp öne çıkıp konuştu.
'' Komutanım izniniz olursa ben yardım edebilirim.''dedi Gökalp
Sinirli gözlerle Gökalp' a bakıyordum.Kızın dibinden ayrılmıyor ki.Hakan Teğmen'in sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım.
'' Komutanım ,sonuçta bir aylığına gelsenizde burada en üst rütbede sizsiniz.'' Dedi
''Gökalp askerlere atış talimi yarıda kaldı.Sen devam et , ben bir asker gönderir'' Dedim ve Nazlıya döndüm.
'' Siz önden gidin ben askeri size yollayacağım.'' Dedim Nazlı başını sallayıp gitti.
Hakan ve Turan karakola girdi.Gökalp ise sinirle atış poligonuna gitti.Gülerek seyrediyordum Gökalp'i. Samet'in konuşması ile gülümsemem soldu.
''Yakında komutanım,Çok yakında fikirleriniz değişecek dedim ama bu kadar çabuk beklemiyordum.'' Dedi Samet
''Gökalp'i diyorsan ,kızı rahat bırakmıyordu.Bende yardım etmek için yaptım.''dedim açıklama anlamında.
'' Hani oğlan çocuğudu.Ne zaman kıza oldu.'' Dedi Oğuz
'' Beni berberle mi yakıştırıyorsunuz diyen kimdi?'' dedi Umut
'' Ben kadın gibi kadınlardan hoşlanıyorum.Kadın önce göze sonra kalbe hitap etmeli diyen kimdi.'' Dedi
'' Hepsini söyleyen bendim.Hala da fikirlerimin arkasındayım.Ben sadece yardım etmek istedim.'' Dedim ve arkamı dönüdüğümde Nazlı'nın sinirli yüzüyle karşılaştım.
''Ne zamanda beri oradasın?'' dedim üzgünce
'' Bir bakalım ne zamandan beri burdayım.Oğlan çocuğuna benzemem ,berber olmam, kadına benzemem.Sanırım bunlar duyduklarım.Sence ne zamandan beri burdayım.'' Dedi sinirle
'' Ben öyle demek istemedim.'' Dedim
'' Önemi yok, sizin düşünceleriniz.Köpekler sadece hazımsızlık çektikleri için öyle ilacı kantinciye bıraktım.Yemek yada suyuna katın sabah akşam içirin.'' Dedi ve arabaya binip karakoldan ayrıldı.
Kalbim neden sıkışıyor?
Neden sözleri kalbimi bıcak gibi saplanıp kaldı?
BİR BÖLÜMÜN DAHA SONUNA GELDİK.YORUMLARINIZI BEKLİYORUM.